RK 2 – 0 ŞY

Üç yıldır 1-0 Rekabet Kurulu’nun üstünlüğüyle devam eden ceza serüveni, Kurul’un atağa
geçmesiyle aradaki farkı 2’ye çıkardı sayın seyirciler.

“Bu ceza ne cezası?”

Bu ceza bir kartel soruşturması sonucu RK tarafından Şirket Yöneticilerine verilen bir ceza. Sektör pudra sodyum sülfat, kristal sodyum sülfat ve ham tuz pazarı.

Ancak “renkli tv’de ilk kez” misali bu karar ilklerin bir örneği sayılır…

2009 yılında alınan Beyaz Et Karteli kararından (bu kararda yöneticiden ayrı savunma alınmıştı) sonra yine hem şirkete hem de yöneticiye ceza verildi; ayrıca aynı karar pişmanlık başvurusunu da beraberinde getirdi.

“Kime ne kadar ceza?”

Eğitimlerde sürekli bahsediyoruz, Kurul’un şimdiye dek verdiği cezalar 800 Milyon TL’yi aşmış durumdayken; şirket yöneticilerine veya çalışanlarına verilen ceza örneği yalnızca biri, pişmanlık başvurusu sayısı ise bir elin parmağını geçmiyordu.

Şimdiyse durum farklı: Otuzbir Kimya ve Sanayi ile Sodaş Sodyum şirketlerine, aktif işbirliği sonucu yapılan indirimle toplamda 963.482 TL; ayrıca Otuzbir Kimya Müdürü’ne 12.532,38 TL, Sodaş Sodyum Genel Müdürü’ne ise 8.186,04 TL ceza verildi.

Yalnızca bu tabloya bakarak, karşılaşmanın geniş özeti şöyle:

  • Belirleyici etki ceza getirdi: Yöneticilere verilen bu cezalar, şirkete verilen ceza üzerinden oranlanarak hesaplanıyor. RK da kısa kararında yöneticilerin ihlalde belirleyici etkisi olduğunu söylüyor.
  • Pişmanlık fayda etti: Aktif Pişmanlık sayesinde şirketlerin ceza almaktan kurtulabildiği ya da cezada indirimden faydalandığı görülüyor.
  • Yerli oyuncular da oyuna katıldı: Bugüne kadar az sayıda ve genellikle global şirketlerde gördüğümüz pişmanlık başvurusu imkanından yerli şirketlerin de haberdar olduğu görülüyor. Hatta haberdar olmanın ötesinde, artık yerli şirketler de rakiple rekabet etmeyip beraberliğe razı olmaktansa, ofsayt korkusunu atıp rakibinin önüne geçecek gibi görünüyor. Yani RK’dan gol yememek adına, artık internet sitesinde yazdığı gibi ‘%100 Türk sermayesi ve emeği ile kurulmuş’ şirketler de rakibi ihbar edip pişmanlıktan faydalanarak cezadan kurtulabileceğinin bilincine vardı (Avrupa’da bu işler neredeyse yalnızca pişmanlık başvurularıyla ortaya çıkıyor, hatta pişmanlığın pişmanlığına bile rastlamıştık.)
  • Arşivler açıldı: Karar yeni çıkmış olsa bile ihlalin 2005 yılına kadar uzandığını görünce, RK’nın geçmişe yönelik inceleme yapabileceği hatırlatılıyor.

Tabi bunlar gerekçeli kararın yayınlanmasıyla netleşecek. Her ne kadar 6 yıllık bir dönemden bahsediliyor olsa da, karardaki delillere ve ihlal olunduğu farkında bile olunmayan yazışmaların var olup olmadığına bakmalı.

O halde şirketlerin ve yöneticilerin de çok geçmeden geriye bakıp, eğer varsa riskleri bilmesi, ileriye yönelik korumayı sağlamak için de bilinci oturtması gerek. Beraberlik ancak böyle sağlanır gibi görünüyor; sağlam bir gözden geçirme ve aktif uygulama.

Gerekçeli kararın ardından gelişmelerle yeniden birlikte olacağız.

Reklamlar