Trafik Yönetimi: Yeni Teknolojiler ve Yeni Problemler

Hem mobil hem de sabit hat üzerinden sağlanan internet hizmetlerinin kullanım oranı her geçen gün biraz daha artarken, İnternet Servis Sağlayıcıları (İSS) da giderek artan veri trafiği ile baş etmenin ve sundukları bu hizmetten mümkün olduğunca fazla kar etmenin çeşitli yollarını arıyorlar…

İSS’ler internet üzerinden tüketicilere ulaşan bazı içerik sağlayıcılar ve uygulama geliştiriciler tarafından sunulan hizmetlerin de kendilerinin sundukları birtakım hizmetlerle ciddi biçimde rekabet edebileceğinin farkına varmışlar. Ayrıca şimdiden gelişen teknolojinin sağladığı imkanlarla bu rekabetçi baskıyı belli ölçüde azaltmanın yollarını aramaya başlamışlar bile.

Yaşanan bu gelişmelerle internet üzerinden akan trafiğe İSS’lerce belirli şekillerde müdahale edilmesi anlamını taşıyan trafik yönetimi de bir anda son derece önemli bir konu haline geliyor. Gerek internetin gelişimi ve gerekse de birçok ilişkili pazardaki rekabet üzerindeki etkileri oldukça fazla tartışılan trafik yönetimi uygulamaları en son olarak Avrupa Düzenleyici Otoriteler Birliği BEREC tarafından mercek altına alındı. BEREC oldukça kapsamlı olarak hazırladığı raporunda trafik yönetimi uygulamalarını her yönüyle ele alarak bunların pazarlarda yaşanan rekabet, işletmecilerin yenilik ve yatırım yapma istekleri ve internetin gelişimi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini tek tek inceledi. Tabi ki BEREC için en önemli olan konu trafik yönetiminin tüketicilere en çok yarar sağlayacak şekilde nasıl kullanılabileceği konusu idi.

Trafik yönetimi uzun bir zamandır AB’nin, ABD’nin ve hatta BTK’nın da gündeminde olan şebeke tarafsızlığı konusu ile de çok yakın ilişki içerisinde. Zaten, “bir şebekeden geçen her türlü elektronik haberleşmeye eşit şekilde muamele yapılması” olarak açıklanan şebeke tarafsızlığının bu tanımı göz önünde bulundurulduğunda bile iki kavram arasındaki yakın ilişki göze çarpıyor. Nitekim trafik yönetimi uygulamaları sayesinde İSS’ler kendi şebekeleri üzerinden aktarılan veriler üzerinde belli oranda kontrol sahibi oluyorlar ve farklı verilere farklı şekilde muamele yapma olanağı buluyorlar.

Örneğin trafik yönetimi uygulamalarından faydalanan bir İSS’nin şebekesinde çok fazla trafik oluşumuna sebep olan bazı uygulamaların kullandığı veri miktarına sınırlandırma getirmesi veya kesintisiz veri aktarımı gerektiren video konferans gibi bazı uygulamalar tarafından yaratılan trafiğe öncelik tanıması mümkün olabiliyor. Bu durum ise bu güne kadar en iyi çaba hizmeti (best effort service) olarak gelişmiş olan internet hizmetlerinin yapısının değişmesi anlamına geliyor. Zira best effort service altında İSS’ler şebekelerinden akan trafiğe kural olarak herhangi bir müdahalede bulunmuyorlar ve bu sebeple de şebeke tarafsızlığı konusunda bir problem ortaya çıkmıyor.

Ancak trafik yönetimi sonucunda bazı uygulamalara daha fazla, bazılarına da daha az kapasite tahsisi yapılabiliyor ki bu durumda da şebekenin tarafsızlığı ortadan kalkmış oluyor. Ancak bir karışıklık oluşmaması için hemen söylemek gerekir ki şebeke tarafsızlığının ortadan kalkması her zaman için tüketicileri veya rekabeti olumsuz etkileyecektir gibi bir sonuca varılması da mümkün değildir.

BEREC hazırladığı raporda hangi hallerde trafik yönetimi uygulamalarının ulusal düzenleyici kurumlarca müdahale edilmesi gereken olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ve bu sonuçların hiç doğmaması için bu kurumların önceden ne gibi tedbirler alabileceğini de detaylı olarak anlatıyor.

BEREC’e göre internetin en önemli özelliklerinden bir tanesi hiçbir giriş engeli bulunmayan herkese açık bir ortam olması ve bu ortamda her türlü fikrin tüketiciler tarafından test edilmesinin mümkün olması. BEREC, İSS’lerin şebekelerinden akan trafik üzerindeki kontrolünün çok fazla artması halinde pazara giriş engellerinin ortaya çıkabileceğinden ve internetin bu açıklık özelliğini yitirebileceğinden çekiniyor. Zira halihazırda best effort service altında içerik ve uygulama sağlayıcılar esas olarak İSS’lerle değil yer ve bağlantı sağlayıcılarla (Hosting and connectivity provider) muhatap olmakta ise de trafik yönetiminin çok yaygın hale gelmesi ve best effort service olarak sunulan hizmetlerin kalitesinin aşırı derecede düşmesi durumunda içerik ve uygulama sağlayıcıları doğrudan İSS’lerle ilişkiye girerek bunlardan kendi trafiklerini önceliklendirme hizmeti satın alması bir gereklilik haline gelecektir. Bu durumda ise garajdaki adamın bir anda bütün dünyaya ulaşması çok zorlaşacaktır.

BEREC’e göre bu sorunun çözümü için en kolay yöntem düzenleyici kurumların İSS’lere bazı asgari kalite yükümlülükleri (Quality of Service) yüklemesi olacaktır. Çünkü bu sayede best effort service olarak sunulan hizmetlerin dahi tüketiciye belli bir kalite standardında ulaşacağı garanti altına alınacaktır.

Ancak BEREC bu sorunun uzun vadede, trafik yönetiminin bir kural haline gelmesi halinde ortaya çıkabileceğinin üzerinde duruyor ve şimdilik trafik yönetimi ile ilişkili daha önemli sorunlar üzerinde daha fazla yoğunlaşılması gerektiğini vurguluyor.

Raporda pazar rekabeti açısından en ciddi sorunlar mobil işletmecilerin VoIP hizmetlerine veya sabit hat işletmecilerin P2P hizmetlerine zarar verecek şekilde trafik yönetimi araçlarından faydalanması olarak tanımlanıyor. Bu iki uygulamanın ortak yönü, her iki uygulamadaki amacın da İSS’ye ait şebeke üzerinden hizmet sunan uygulama ve içerik sağlayıcılarının İSS tarafından başka hizmetler bakımından potansiyel bir rakip olarak algılanması ve bu sebeple ortadan kaldırılması olmasından kaynaklanıyor.

BEREC’e göre özellikle de dikey bütünleşik yapıda olan ve ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip olan işletmecilerin bu tür faaliyetlerde bulunmaları tüketici refahını ciddi ölçüde azaltma potansiyeline sahip. Raporda, dikey entegrasyonun sadece İSS’lerin doğrudan uygulama ve içerik sağlayıcısı olarak da hizmet verdiği durumları değil aynı zamanda bunların sunduğu servislerle rekabet eden servislerin sağlayıcısı olduğu durumları da ihtiva edecek şekilde algılanması gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda örneğin bir GSM işletmecisi sunduğu ses hizmetleri VoIP ile rekabet eden bir hizmet olduğundan dikey bütünleşik olarak değerlendiriliyor.

BEREC bunların yanında trafik yönetimi uygulamaları ve İSS’lerin yenilik ve yatırım yapma güdüleri arasında da yakın bir ilişki olabileceğini belirtiyor. Zira mevcut durumda İSS’lerin artan talebi karşılayabilmeleri için sürekli olarak kapasite artırımına yönelik yatırımlar yapmaları ve veri akımını etkinleştirecek yöntemler bulmaları gerekiyor. Ancak İSS’lerin trafik yönetimi uygulamalarından sınırsız olarak faydalanmalarına izin verilirse, İSS’ler genişbantı tam bir kıt kaynak olarak fiyatlama şansı bulacak ve kapasite artırımına gitmeden ciddi karlılık artışları yaşayabileceklerdir. Bu durumda ise yenilik ve yatırım yapma güdülerinde ciddi düşüş olacak, internetin büyümesi de bunun sonucunda yavaşlayacaktır.

Ancak raporda trafik yönetiminin tüketici faydasını ciddi ölçüde arttırılabilecek bir şekilde de kullanılabileceği kabul ediliyor. Zira bu uygulamalar sayesinde İSS şebekelerinde oluşan aşırı trafikle baş edilmesinin kolaylaşabileceğinin ve en önemlisi de best effort service altında sağlanan kaliteden çok daha yüksek kaliteye ihtiyaç duyan bazı uygulamaların tüketiciye ulaşmasının sağlanabileceği belirtiliyor.

Sonuç olarak BEREC halihazırda trafik yönetiminin pazar üzerindeki etkilerinin kesin olarak tahmin edilemeyeceğini, ancak internetin gelişimi ve trafik yönetimi arasındaki yakın ilişkinin de inkar edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca ulusal düzenleyici kurumlara da en temel sorunların çözümü için bazı öneriler sunuyor:

– Gelecekte İSS’lerin trafik kontrolünü bir norm haline getirerek internete giriş engelleri yaratmasını istemiyorsanız best effort service olarak sunulan internet hizmetlerine asgari kalite yükümlülükleri getirin.

Özellikle etkin piyasa gücü sahibi dikey bütünleşik işletmecilerin kendi potansiyel rakibi olabilecek içerik ve uygulama sağlayıcılara ayrımcı uygulama yapmalarını engelleyecek öncül düzenlemeler yapın. Bunun için yeni bir mevzuata gerek yok çünkü zaten elinizin altındaki araçlar etkin piyasa gücü sahibi işletmecilerin bu tip uygulamalarını engellemek için fazlasıyla yeterli.

Reklamlar