Rekabet Raporu’nda Denizyolu Taşımacılığı

Kurvaziyer taşımacılığından ro-ro’ya, konteyner elleçleme hizmetinden “merkez ve uç” sistemine uzanan geniş bir değerlendirme…

Rekabet Raporu’nda diğer sektörler bakımından olduğu gibi denizyolu taşımacılığına ilişkin de açıklama ve tespitler bulunuyor. Tahmin edilebildiği üzere denizyolu taşımacılığı dünya ticaretinde en çok tercih edilen nakliye yöntemi. Yurtiçi taşımacılıkta ise durum kötü. Rakamlar yük taşımacılığında %3.6 iken yolcu taşımacılığında %0.3 dolaylarında.

Bununla birlikte denizyolu taşımacılığı endüstrisinin önemli bir değişimden geçtiğini söylemek de mümkün. Artık klasik taşımacılık modundan yani limandan-limana yapılan taşımacılıktan intermodal taşımacılığa doğru bir geçiş yaşanmakta. Bu da bizlere denizyolu taşımacılığının yurtiçi taşımacılık sektöründeki payının artacağına ilişkin sinyal niteliğinde.

Raporda, öncelikle sektörün yaşadığı bu değişime değinilmiş. Daha sonra endüstriye özgü rekabet sorunları mevcut durum göz önünde tutularak değerlendirilmiş. Öyle ki, sektördeki rekabet sorunları pazar yapısından kaynaklanan sorunlar ile verimsizlik ve rekabet gücü eksikliğinden kaynaklanan rekabet sorunları olarak ikiye ayrılmış.

Biz de rapordaki sıralamaya uygun olarak sektördeki değişime, rekabet sorunlarına ve Kurum’un çözüm önerilerine kısaca değinelim.

Intermodal Taşımacılık – Karayolu, havayolu, demiryolu ne ararsan var!

Konteynerleşme de denilebilir. Hani filmlerde kötü adamların yakalandıkları, gizli işlerin konuşulduğu o limanlarda gördüğümüz kocaman, renk renk, çelik kasalar var ya. İşte o çelik kasalar farklı türlerdeki kargoların bir arada taşınmasını, yüklerin standartlaşmasını ve maliyet tasarrufunu sağladığı için en çok tercih edilen taşımacılık türünü oluşturuyor. Konteynerdeki yük gemiden indirilerek diğer ulaşım araçlarına aktarılıyor ve tabiri caizse “kapıdan kapıya” ulaştırılıyor.

Bununla birlikte konteyner elleçlemesi denilen yükleme, boşaltma, depolama gibi hizmetler bu altyapıya sahip az sayıda limanda yapılabiliyor. Bu noktada da karşımıza pazar yapısından kaynaklanan rekabet sorunları çıkıyor. En büyük sorun olarak yüksek yoğunlaşma oranlarının varlığını göstermek mümkün. Yoğunlaşmanın fazlalığı aynı zamanda hizmet fiyatlarının yükseldiği ve etkinliğin azaldığı bir pazar yapısına da işaret etmekte.

Kurum’un bu sorunlar bakımından getirdiği öneriler ise konteyner elleçlemeye yönelik yatırımlara öncelik verilmesi ile ihale şartnamelerine gerekli altyapıyı oluşturma şartı koyulması olarak sıralanabilir.

Ro – Ro Taşımacılığı – Yo-yo!?

Ro-ro taşımacılığı çekici, römork veya kamyonları yükleriyle birlikte taşımak anlamına geliyor. Yüksek düzeyde yatırıma ve organizasyona ihtiyaç duyulduğundan az sayıda teşebbüs bu sektörde faaliyet gösteriyor. Konteyner elleçleme hizmetlerinde olduğu gibi bu taşımacılık faaliyetinde de pazar yapısından kaynaklanan yüksek yoğunlaşma oranları görülüyor.

Kurum’un önerisi ise daha fazla teşebbüsün pazara girmesini teşvik etmekle sınırlı.

“Merkez ve Uç”  –  Bir uçtan bir uca…

Bu sistemde limanlar arası doğrudan sefer yapılmıyor. Aksine uç (tali) limanlardan besleyici gemiler aracılığıyla merkez limanlarına taşıma yapılıyor. Burada aktarma yapıldıktan sonra büyük konteyner gemileri ile merkeze taşınan yükler yine besleyici gemiler kullanılarak küçük limanlara dağıtılıyor.

Raporda, endüstride etkinlik ve rekabet gücü eksikliğinin var olduğu belirtilmiş. Nitekim Kurum, uluslararası düzenli hat taşımacılığı faaliyetlerinde ölçek ekonomisi ve yüksek yoğunlaşma oranlarının bulunması sebebiyle ülkemiz armatörlerinin etkin bir rol oynayamayacağını öngörüyor. Ancak alternatif olarak, merkez ve uç sistemiyle birlikte merkezi limanların dışında kalan limanların da gittikçe rekabetçi bir hale geleceğini ve özellikle Akdeniz ve Karadeniz bölgesel taşımalarında Türk bayraklı gemilerin öneminin artacağını düşünüyor.

Reklamlar