Üçüncü Köprü Geliyor!

Ankara’da yaşadığım için İstanbul ve köprüleri benim için her zaman farklı şeyler ifade etmiştir. İstanbul’da yaşayan insanların sırf hava değişimi olsun diye bir taraftan diğer tarafa geçebilme imkanları olduğu için ne kadar şanslı olduklarını düşünmüşümdür hep. Belki sadece bir helikopterin içindeyken elde edilebilen uzun görüş mesafesi ile Boğazı, gökyüzünü, denizi, ufku, gemileri, kısacası İstanbul’un en güzel görüntülerini aynı anda istediğin zaman ve istediğin süre boyunca elde edebilme düşüncesi beni hep İstanbul’da yaşamaya imrendiren sebeplerden birisi olmuştur. Tabi hayat telaşı, kısıtlı zaman kavramı, bir yerden bir yere giderken insan zihnini meşgul eden binlerce düşünce İstanbul’da yaşayan ve sık sık köprü kullanan vatandaşlarda bu bahsettiğim etkinin körelmesine hatta birçoğunda hiç oluşmamış olmasına neden olmuş olabilir.

İstanbul’da bir iki senedir, birçok İstanbullu için işkence yöntemlerinden birisi haline gelen köprü geçişlerini hafifletmek adına yeni bir köprünün yapımı konuşuluyordu. Yeni köprünün yapılmasının gerekliliği, yeri ve sonuçları çeşitli platformlarda çok konuşuldu ve tartışıldı. Ve nihayet gelinen aşamada hükümetin aldığı kararla köprünün yapımına karar verildi. Peki, bu kadar büyük çapta bir yatırımı devlet nasıl ve hangi bütçe ile karşılayacak? Bu işin planlaması neye göre yapıldı? Bu ve bundan sonraki projelere yönelik bazı yasal hazırlıklar yapılmış olabilir mi?

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, yaptığı açıklamaların birisinde üçüncü köprü için kamu özel ortaklığı modelinden faydalanmak istediklerini ifade etmişti. Bunun için her iki tarafın yani hem kamu sektörünün hem de özel sektörün haklarını adil bir şekilde koruyan bir sistem kuracaklarını belirtmiş ve sözlerini “kazan-kazan esasına göre bir ihale olacak ve İstanbul 3. Köprüsü ile buluşacak” şeklinde sürdürmüştü.

Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü ve halen ihaleleri devam etmek olan kamu-özel ortaklığı ile yapılması planlanan “Sağlık Kampüsü Projeleri” kısa zaman önce teker teker ihalelere çıkılarak hayata geçirilmeye başlanmıştı. Hatta bu projelerin ilki olma özelliğini haiz olan Kayseri Entegre Sağlık Kampüsü projesinde Actecon olarak Sağlık Bakanlığı’nın danışmanlığı işini üstlenmiştik.

Hazine arazisi üzerinde özel sektöre yaptırılan ve daha sonra devlet tarafından kiralanmak suretiyle belli bir süre sonunda tamamen devlete ait olacak tesisler şeklinde kurgulanan ve ayrıca destek hizmetleri ile tıbbi destek hizmetlerinin de özel sektör tarafından sağlanmasıyla farklı bir uygulamayı beraberinde getiren bir sistemi ortaya koyması bakımından bir ilkin gerçekleştirildiği projede Actecon, dünyada uygulanan en modern kamu özel ortaklığı (PPP) sistemini modellemiş ve gelecekteki PPP yatırımlarında da örnek alınacak bir yapıya kavuşturmuştu.

Ancak Sağlık Bakanlığı projelerinde yatırım şirketlerinin finansal açıdan bazı çekinceleri söz konusu olmuş ve hükümet de bu konuda bazı çalışmalar başlatmıştı. Bu gelişmeler olurken Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 3. Köprü ihalesini 20 Nisan’a ertelemesinin asıl sebebinin bu konudaki yasal çalışmaların başlamış olduğunu düşünmemek de elde değil doğrusu. Nitekim 3. Köprüye ilişkin ilk ihale, ihaleye katılan 18 şirketin hiçbirisinden teklif gelmemesi üzerine iptal edilmişti.

Bahsettiğim kanun ise çok kısa zaman önce meclis gündemine alınıp jet hızıyla yasalaşan kanun tekliflerinden birisi olan “Katma Değer Vergisi Kanunu İle Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunda ve Kamu İhale Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”. Söz konusu kanuna göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek projeler ile Sağlık Hizmeti Temel Kanunu’na göre Yüksek Planlama Kurulu tarafından kiralama karşılığı yaptırılmasına karar verilen sağlık tesislerine ilişkin projelerden,

  • düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ihale ilanı yayımlanmış ancak teklif alınmamış olanlar ile
  • 31 Aralık 2023 tarihine kadar ihale ilanı yayınlanacak olanların, ihale edilmesi, projeyi üstlenen firmalara proje kapsamında inşaata yönelik olarak yapılan mal ve hizmet teslimleri, Katma Değer Vergisi’nden hariç tutulacak.

Bu kapsamda yapılan mal ve hizmet teslimleri sebebiyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilecek. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler de istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilecek.

Tabi bu düzenlemeyle birlikte gerek Sağlık Bakanlığı projelerine gerekse 3. Köprü ihalesine yönelik yatırımcıların iştahının kabaracağı bir gerçek. Bakalım bu durum 3. Köprü ihalesi için gelecek teklifleri nasıl etkileyecek? Kazan- kazan esası nasıl işleyecek? Ve kazananlar arasında vatandaş da olacak mı?

Çok yakında bu sayfada….

Reklamlar