Komşuda Pişer Bize de Düşer mi?

AB’de mobil telekomünikasyon pazarının en ciddi sorunlarından bir tanesi olarak görülen yüksek uluslararası dolaşım ücretlerinin düşürülmesi için adımlar atılmaya devam ediliyor.

Mobil konuşma ve mesajlaşma için toptan ve perakende pazarlarda, veri kullanımı için ise sadece toptan pazarda fiyat regülasyonu öngören eski regülasyonların uygulama süresinin sonuna yaklaşılması ile AB’nin yeni dönemde nasıl bir yol izleyeceği uzun bir süredir tartışılmaktaydı.

Yapılacak yeni düzenlemelerin nasıl şekillenmesi gerektiği konusunda, farklı menfaat grupları birbiriyle taban tabana zıt öneriler ortaya atmakta ve düzenlemeyi yapacak olan otoriteler de hem bu menfaat gruplarının istekleri arasında orta yolu bulacak hem de esas olarak tüketicilere en çok faydayı sağlayacak düzenlemeleri yapmak için çalışmaktaydı.

Her ne kadar AB çapında faaliyet gösteren ve yüksek pazar paylarına sahip olan yerleşik işletmeciler AB sınırları içerisindeki uluslararası dolaşıma ilişkin her türlü düzenlemenin ortadan kaldırılması gerektiğini, zira artık bu pazarın rekabetçi bir yapıya kavuştuğunu iddia etmekte idiyse de en azından önceki regülasyonda kabul edilmiş olan tüm fiyat tavanlarının korunması zaten beklenen bir durumdu. Eski fiyat tavanları ile beraber, veri kullanımına ilişkin perakende pazar için yeni bir fiyat tavanı belirlenmesi de kimse için sürpriz olmadı.

İşletmeciler ve düzenleyici otoriterler arasındaki gerilimi en fazla tırmandıran konu ise Komisyon’un toptan ve perakende pazarlar için önerdiği yapısal regülasyonlar olmuştu. Nitekim Komisyon mevcut fiyat tavanlarının sadece geçici çözüm olduğunu ve pazarın yapısı değişmedikçe rekabetin yaşanamayacağını iddia etmiş, fiyatların kendiliğinden rekabetçi seviyelere inmesini sağlamak için pazar yapısını temelinden değiştirecek bazı düzenlemeler yapılmasının şart olduğunu belirtmişti. Düşük pazar payına sahip işletmeciler ile MVNO’lar bu öneriyi kesin biçimde desteklerken, özellikle güçlü konumdaki işletmeciler bu tip yapısal değişikliklerin hiçbir fayda sağlamayacağını, aksine ciddi maliyetler doğurarak tüketicilere zarar vereceğini savunmuşlardı.

Ancak sonunda AB Konseyi ve Parlamentosu, Komisyon’un önerilerini kabul etti. Buna göre yeni dönemde fiyat tavanlarının kullanım alanı veri kullanımına ilişkin perakende pazarı da kapsayacak şekilde genişleyecek ve bu tavanlarda ciddi bir düşüş olacak. Bunun yanı sıra, toptan pazarın yapısı değişecek ve bundan böyle mobil şebeke sahibi işletmeciler toptan pazarda MVNO’lardan gelen erişim taleplerini kabul etmek zorunda olacaklar. Esas büyük değişiklik ise perakende pazarda yaşanacak. 2014 yılının Temmuz ayından itibaren tüketiciler yurtdışına çıkarken hangi işletmeciden hizmet almak istediklerini seçmekte serbest olacak. Yani bu tarihten itibaren tüketicilerin ulusal dolaşım hizmetleri bakımından kendi ülkelerinde hizmet aldığı işletmeciye olan bağımlılığı sona erecek. Komisyona göre, ayrıştırma (decoupling) adı verilen bu düzenleme sayesinde perakende pazar rekabeti en sonunda sağlanacak ve fiyatlar tavanlara gerek olmaksızın rekabetçi seviyelere inecek.

Peki Komisyon’un bu kadar dert ettiği yüksek fiyatlar neydi?

Önceki düzenlemelere göre:

–          Perakende pazarda çağrı başlatmada fiyat tavanı 0,35 Avro,

–          Perakende pazarda çağrı sonlandırmada fiyat tavanı 0,11 Avro’ydu.

Yeni düzenleme ile çağrı başlatma 2012 Haziran itibariyle 0,29 Avro’ya ve 2014 Haziran itibariyle 0,19 Avro’ya düşecek. Çağrı sonlandırmada ise bu tavan önce 0,09 sonra da 0,05 Avro seviyesine inecek.

Türkiye’deki fiyatlar ise AB’dekilerle karşılaştırıldığında astronomik düzeylerde olmaya devam ediyor. Türkiye’de hem toptan hem de perakende pazar rekabetinin son derece düşük olduğu ve BTK’nın elinde fiyat tavanı belirleme gibi bir imkan olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, bu pazarın rekabete açılabilmesi ve tüketicilerin yurtdışında konuşurken biraz daha rahat edebilmeleri için ülkemizde ciddi yapısal reformlara ihtiyaç olduğu gerçeği bir kez daha ortaya çıkıyor. Türkiye’deki uluslararası dolaşım pazarının neden rekabete bu denli kapalı olduğunu belirlemek ve çözüm için gereken adımları atmak ise hem RK hem de BTK’nın ortaklaşa hareket etmesini ve bu önemli konuyu çözmek için çaba harcamasını gerektiriyor.

Reklamlar