Erken Gelen Oturur (mu?)

Geçtiğimiz günlerde ilginç bir karara imza atıldı. AB Komisyonu, sabit disk pazarındaki iki ayrı birleşme işleminden ilkine izin verip diğerini şarta bağladı.

Olayın çıkış noktası; bir tarafta Seagate ile Samsung’un, diğer tarafta ise Western Digital ile Hitachi’nin birleşme talepleriyle 1 gün arayla Komisyon’a başvurmalarıydı. 1 günle dahi olsa ilk başvuran Seagate ve Samsung ikilisi oyunda galip geldi ve Komisyon incelemesinde ilk sırayı aldı.

Bu incelenme sırasında, Western Digital ile Hitachi adeta birleşme başvurusunda bulunmamış iki ayrı ve bağımsız teşebbüsler olarak ele alınıp pazarın yapısı bu esasa göre belirlendi.

And the winner is…

  • Seagate ile Samsung arasındaki işlem sabit disk pazarında bir yoğunlaşma oluştursa da işleme koşulsuz izin verildi.
  • Son kullanım amacına yönelik sabit disk sürücüleri için ayrı ve dünya çapında pazarlar olduğunun ve tarafların bu ayrı pazarlarda birbirinin rakibi olmadığının altı çizildi.

Western ne yaptı?

Western Digital – Hitachi işlem, ise Samsung işi göz önüne alınarak değerlendirildi. Bu nedenle işleme Western Digital’in ürünlerinden bir kısmı üzerindeki üretim, fikri mülkiyet, lisans gibi haklarının üçüncü kişilere devredilmesi şartıyla izin verildi.

Böylece, Seagate ve Samsung birleşmesi Komisyon nezdinde öncelik kuralından yararlandı.

Kuşkusuz Komisyon böyle bir durumla ilk kez karşılaşmamıştı. Ancak, Komisyon’un aynı pazarda gerçekleştirilip birkaç gün arayla başvurusu yapılan birleşme-devralma işlemleriyle ilgili genel tavrının, ilk başvurunun sanki ikincisi yapılmamışçasına incelenmesi ve karara bağlanması; buna karşılık ikinci başvurunun da ilk işlemi uygulamaya konmuşçasına karara bağlanması olduğu söylenebilir. Aslında, “Erken gelen oturur” deyimine paralel bir yaklaşım sergileyen Komisyon bu yaklaşımıyla ilk başvuran olmanın avantajlı olduğunun altını çiziyor.

Son haberlere göre Western Digital kararı temyiz etmiş durumda. Şirket kararın adil yargılamaya aykırı olduğunu ve öncelik kuralının AB hukukunda herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını savunuyor. Doğrusu temyiz mahkemesinin önümüzdeki günlerde vereceği karar merak uyandırıyor.

Reklamlar