Diyanet’e Rekabet Uyarısı (!)

Rekabet Kurulu, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı yakından ilgilendiren ve sonunda rekabet kısıtlanıyor demese de “rekabetin kısıtlanabileceği” yönünde işaretler veren çok ilginç bir karar verdi. Karar’ın arkasındaki temel iddia ise; Diyanet’in hac ve umre seyahatlerinde vize alımları konusunda işbirliğine gittiği seyahat acenteleri lehine ayrımcılık yaptığı. Rekabet Kurulu iddialara yönelik olarak Diyanet hakkında soruşturma açılmasına gerek görmedi ama “hac ve umreye yönelik seyahat hizmetleri” pazarlarına ilişkin rekabet sorunlarının giderilmesi amacıyla Diyanet’e görüş bildirmeye karar verdi.

Kurul, rekabet hukuku kapsamında finansman yönteminden ve hukuki statüsünden bağımsız olarak ekonomik faaliyette bulunan birimlerin teşebbüs olarak kabul edilebileceğini bir kez daha hatırlattı. Bu çerçevede, iktisadi niteliği haiz bir faaliyeti gerçekleştiren Diyanet’in, hac ve umre seyahatleri organizasyonu bakımından rekabet hukuku kapsamında “teşebbüs” olarak kabul edildiğini belirtti. Karar’da ayrımcılık iddiasına yönelik olarak, Diyanet’in hac ve umre faaliyetlerini ilgili mevzuat dâhilinde kendi organizasyonu şeklinde gerçekleştirdiği, bununla birlikte bu hizmetleri verirken “bilet kesimi ve vize anlaşması” bakımından acenteler ile ilişki içerisinde olduğu belirtilerek herhangi ayrımcılığın söz konusu olmadığı ifade edildi.

Son olarak Kurul, Diyanet’in belirli iki acente yoluyla diğer acentelerle haksız ve ölçüsüz rekabet ettiği, aynı zamanda sektörde regülasyon ve denetim yaptığı iddiasını incelerken Diyanet’in pazar payını dikkate aldı. Karar’da Diyanet’in hac organizasyonları hizmetlerine yönelik pazarda en az %60 pazar payı olduğu ifade edildi. İlgili mevzuat dâhilinde acentelere getirilen pek çok yükümlülük bulunmasına rağmen Diyanet’in teminat yatırılması, sigorta şirketleri ile anlaşma yapılması gibi yükümlülüklerden muaf olduğunun altı çizildi. En önemlisi sektör, hâkim konuma sahip bir firmanın denetimi ve gözetimi altındadır denildi.  Bu çerçevede Diyanet’in pazarda hem düzenleyici/denetleyici konumunda olması hem de önemli bir pazar payına sahip teşebbüs olmasının yarattığı etkilere yönelik olarak Diyanet’e görüş bildirilmesine karar verildi.

Diyanet’e gönderilen görüşte, hacca yönelik seyahat hizmetleri pazarında % 60’lık pazar payı ile avantajlı konumda olduğu ve bunun suni bir pazar dengesi yarattığı ifade edildi. Hacca yönelik seyahat hizmetleri pazarında olduğu gibi umre hizmetleri pazarında da, son dönemde Diyanet’in ağırlığını hissettirmeye başladığını ve pazarın % 50’sini aşkın kısmını kontrol eden önemli bir aktör haline geldiğinin altı çizildi. Bu itibarla, Diyanet’in hem hakim durum tespitine yol açabilecek pazar payına sahip olması, hem de faaliyette bulunduğu pazarların düzenleyici ve denetleyici otoritesi olması nedenleriyle hac ve umreye yönelik seyahat hizmetleri pazarında rekabeti bozmama yükümlülüğü altında olduğu hatırlatıldı. Ayrıca rekabet hukuku uygulamaları bakımından, piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin rakibi konumunda olan Diyanet’in piyasayı düzenleme, bir başka deyişle rakiplerini denetleme yetkisi verilmesinin rekabetçi piyasa mantığı ile çeliştiği vurgulandı.

Kıssadan hisse: Karar ve akabinde Kurum tarafından Diyanet’e gönderilen görüş, özel bir teşebbüs olmayan ancak bakanlık tarafından idari görevleri yerine getirmekle yetkilendirilen kurumların da belirli hallerde rekabet kuralları bakımından “teşebbüs” sayıldığını ve Rekabet Kanunu’nun getirdiği yasaklamalardan muaf olmadığını göstermesi bakımından önemli.

Reklamlar