Bu Cezalar Sizi Yakar

İngiliz rekabet otoritesi OFT, rekabet ihlallerinde verilecek cezalar ve pişmanlık uygulamalarına ilişkin yeni kılavuz taslaklarını yayınladı.

Yeni kılavuzlar çok ciddi sistem değişiklikleri öngörmüyor ve esasen OFT uygulamalarının daha açık, anlaşılabilir ve caydırıcı olmasını hedefliyor. OFT bu değişiklikleri yaparken hem kendi uygulamalarından, hem de AB’nin tavsiyelerinden faydalanmış.

Her ne kadar yeni kılavuzlar çok ciddi değişiklikler getirmiyor demiş olsak da, cezalara ilişkin kılavuzdaki değişikliklerden bir tanesi oldukça dikkat çekici. OFT rekabet ihlallerine verilecek cezaların üst sınırını, teşebbüslerin, ihlalin sona erdiği yıldan bir önceki mali yıl cirosunun %30’u seviyesine çıkarmış. Bu seviyenin en yüksek kar marjlarıyla faaliyet gösteren teşebbüslerin dahi hayatını karartma potansiyeline sahip olduğu tartışmasız. Ancak seviyenin bu denli yükseğe çekilmiş olması bundan böyle OFT’nin tüm ihlallerde bu oran üzerinden ceza vereceği anlamına da gelmiyor. Zaten OFT azami ceza miktarlarını ciddi biçimde yükseltirken, belki de bunu dengeleyecek bir unsur olarak, cezaların hesaplanması aşamasına yeni bir basamak daha eklemiş. Bundan sonra OFT cezaları hesaplarken, bu cezaların “orantılı” olmasına da ayrıca özen gösterecekmiş. İhlale göre orantısız ve aşırı derecede yüksek cezalar verilmesi de bu basamağın sisteme dahil edilmesiyle önlenebilecekmiş.

Bunların yanı sıra OFT’nin ceza miktarını hesaplama prosedürü de mümkün olduğunca şeffaf bir hale getirilecekmiş. Böylece cezalandırılan teşebbüslerin, aldıkları cezaların hangi sebeplerle ve ne miktarlarda ağırlaştığını veya hafiflediğini rahat bir biçimde analiz edebilmesini sağlamak amaçlanıyor.

Pişmanlık uygulamalarına ilişkin kılavuzdaki değişiklikler de, benzer şekilde, yapılacak uygulamaların mümkün olduğunca şeffaf bir hale getirilmesini amaçlıyor. Yeni kılavuzda pişmanlık başvurusunun usulü, pişmanlığa başvurulması halinde sağlanacak korumanın kapsamı ve pişmanlık çerçevesinde beklenen işbirliği ve yardımlaşmanın seviyesi hususları açıklığa kavuşturulmaya çalışılmış. Ayrıca pişmanlığın özel hukuk alanındaki sonuçları da düzenlenmiş.

Sonuç olarak, OFT’nin bir yandan cezalarda önemli bir artırıma giderken, bir yandan da hem cezalara hem de pişmanlığa ilişkin uygulamalarda tam bir açıklık ve şeffaflık ortamını öngördüğünü söylemek mümkün. OFT’nin neden böyle bir yaklaşımı tercih ettiğinin ise hukuk ve ekonomi öğretisi yardımıyla açıklığa kavuşturabileceğini düşünüyoruz. Bilindiği gibi günümüzde, rekabet hukuku bilinci son derece gelişmiş teşebbüsler dahi sıkça rekabet ihlalleri içerisinde yer alabiliyorlar. Bunun sebebi, bu teşebbüslerin ihlal sonucunda nasıl bir ceza alabileceklerini ve bu cezanın verilme ihtimalini, ihlalden elde edecekleri ekstra kar ile karşılaştırarak, ihlalin daha cazip görünmesi halinde “hesaplanmış” bir risk almaları. OFT’nin yeni uygulamaları ise, öngördüğü açıklık ve şeffaflık düzenlemeleri çerçevesinde, teşebbüslerin bu riski “hesaplamasını” belki de daha da kolay bir hale getirebilecek türden. Ama OFT bir yandan hesaplamayı kolaylaştırırken, bir yandan da, ağırlaştırılmış ceza oranları yardımıyla denklemi değiştirerek teşebbüslere ihlalin doğru seçenek olmayacağı yönünde bir mesaj veriyor.

Pişmanlık uygulamalarının mümkün olduğunca şeffaf ve açık bir hale getirilmesinin de benzer bir amacı olduğunu düşünüyoruz. OFT, teşebbüslere pişmanlığın getirilerini rahatça hesaplayabilme olanağını sunarak, pişmanlık başvurularının sayısını arttırmayı hedefliyor. Ayrıca bu sayede teşebbüslerin sürekli olarak rakiplerin pişmanlık başvurusunda bulunma ihtimalini dikkate almaları ve bir ihlal içerisine girmeden önce çok daha fazla düşünmelerini de sağlanmış oluyor. Bir başka deyişle OFT, teşebbüslerin beynine hitap ediyor ve “ihlal size zarar verecektir, işte veriler, hesaplayın siz de görün” diyerek, rekabet ihlallerini ekonomik açıdan rasyonel olmaktan çıkarmayı ve caydırıcılığı arttırmayı amaçlıyor.

Reklamlar