NBA Nakavt

Amerikan Ulusal Basketbol Liginde, takım yöneticileri ile oyuncuların sendikası olarak nitelendirilebilecek Ulusal Basketbol Oyuncuları Birliği (NBPA) arasında imzalanmış olan toplu iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından, çok ciddi karışıklıklar ortaya çıkmıştı.

Toplu pazarlık aşamasında (süresi sona eren bir toplu iş sözleşmesi ile yeni imzalanacak sözleşme arasındaki süreç); yöneticiler yeni sözleşmede oyuncuların alabilecekleri maksimum ücret tavanının (salary cap) aşağı çekilmesi ve ücret tavanlarının kesin ve değiştirilemez hale getirilmesi (hard cap) için baskı yapmış, oyuncular ise bu değişiklik önerilerinin hiçbirini kabul etmeyeceklerini dile getirmişlerdi. Şu anki uygulamaya göre oyuncuların alabilecekleri ücret zaten bir tavana tabi tutuluyor. Fakat bu tavan hem yöneticilerin istedikleri miktarın çok üzerinde, hem de bu tavanların belli koşulların varlığı halinde aşılmasına izin veriliyor (soft cap), ayrıca uygulamada bu tavanların neredeyse tüm oyuncular için aşılmakta olduğunu da söylemekte fayda var.

İki tarafın da geri adım atmaması ve sezon başlamadan önce yöneticilerin toplu lokavta gitmesi sonucunda, yakın zamanda toplu pazarlık süreci durma noktasına gelmiş ve oyuncular tarafından, yöneticilerin rekabet kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle üç kat tazminat davası açılacağı yönünde söylentiler ortaya atılmıştı. Ancak buradaki en önemli nokta Amerikan hukukunda kabul görmüş “kanundan kaynaklanmayan işçi muafiyeti” doktrininin sendika (ya da birlik) üyesi olan işçilerin toplu pazarlık aşaması devam ederken böyle bir dava açmasını engellemesiydi. Bu sorunun çözümü noktasında ise genel beklenti oyuncuların NBPA’yı kendilerini temsil etmekten men edeceği yönündeydi. Ancak beklenen olmadı ve NBPA oyunculardan önce davranarak kendi kararıyla oyuncuları temsilden feragat ettiğini açıkladı. Bu gelişmenin ardından oyuncular Minnesota ve Kaliforniya eyaletlerinde 3 kat tazminat davalarını açtı.

Oyuncuların iddiası yöneticilerin birlikte hareket ederek, oyuncu ücretlerini rekabetçi bir ortamda oluşması beklenen ücretlerden daha düşük olarak belirlediği yönünde. Yöneticiler ise kanundan kaynaklanmayan işçi muafiyetinin halen devam ettiğini, zira oyuncuların sadece bu davanın açılabilmesi için NBPA’yı dağıttığını ve davadan bir sonuç alındığı anda bu birliğin yeniden oluşturulacağını iddia ediyor. Ayrıca olayla ilgili bir başka ilginç durum da, her iki tarafın da, daha önce Amerikan Ulusal Hokey Ligi oyuncularının açtığı benzer bir davanın kendi ellerini kuvvetlendirdiğini iddia etmesi. Bu davada hokey oyuncuları NFLPA’nın (NBPA’nın hokeydeki karşılığı) temsilden men edilmesinin kanundan kaynaklanmayan işçi muafiyetini sonlandırdığını, yöneticilerin rekabet kurallarını ihlal ettiğini ve mahkemenin yöneticiler tarafından verilen toplu lokavt kararını durdurması gerektiğini iddia etmişlerdi. İddialar ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiş, ancak daha sonra üst mahkemece, “mahkemelerin işverenler tarafından verilen lokavt kararının kaldırılması yönünde karar veremeyeceği” gerekçesiyle bozulmuştu.

Amerikalı basketbol oyuncularının bu davadan bir sonuç alıp alamayacağı henüz belli değil ama her halükarda açılan davanın sonucunun kesinleşmesinin en azından birkaç yılı bulması bekleniyor. Bu sebeple beklenti yönetici ve oyuncuların mahkeme dışında bir anlaşmaya giderek süreci sonlandırması ve lokavtın sona ererek NBA’in bir an önce başlaması yönünde. Şu ana kadar taraflar anlaşmaya yanaşmıyor gibi görünse de açılan rekabet davasının bu yaklaşımı değiştirmesi olası. Zira oyuncular sonucu kesin olmayan bir dava için birkaç yıllık gelirlerini (ki bu gelirler toplamda milyar dolarla ifade ediliyor) riske atmakta. Yöneticiler ise davayı kaybetmeleri halinde bu milyar dolarları üçle çarparak oyunculara ödeme tehdidiyle karşı karşıya. Buna kamuoyundan ligin hemen başlaması yönünde gelen baskılar ve NBA’in her geçen gün düşen marka değeri de eklenince, artık hem yöneticilerin, hem de oyuncuların anlaşmak için gerekli motivasyona sahip oldukları düşünülebilir. Ancak her iki tarafın da kaybedecek bu kadar fazla şeyi varken geri adımın kimden geleceğini kestirmek çok zor.

NBA severler için sevindirici Türk takımları için üzücü bir son dakika notu: Son gelişmelere göre, hem oyuncuların hem de takım yöneticilerinin önemli tavizler vermeyi kabul etmeleri sonrasında taraflar arasında sözlü anlaşmaya varılmış. Anlaşma şu an için sadece NBPA ve yöneticiler arasında ve yöneticiler ile oyuncular için herhangi bir bağlayıcılığı yok. Oyuncuların öncelikle açmış oldukları üç kat tazminat davalarını geri çekmeleri ve NBPA’yı yeniden kendilerini temsille yetkili kılmaları gerekiyor. Bunun ardından da sözlü anlaşmanın yazılı bir toplu iş sözleşmesi haline getirilerek takım yöneticilerinin ve oyuncuların çoğunluk oylarıyla kabul edilmesi gerekiyor. Her ne kadar halen bazı oyuncuların bu anlaşmayı kabul etmeyeceği ve olumsuz oy kullanacağı şeklinde dedikodular dolaşmakta ise de, ligin yeni yıl itibariyle başlayacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Bu durum NBA fanatiklerini sevindirecek olsa da lockout sayesinde ülkemize gelen ve canlı olarak izleme fırsatı bulduğumuz yıldızların çok büyük bir bölümünün de evlerine döneceği anlamına geliyor. Yani NBA yıldızlarının katılımıyla çok önemli kadrolar oluşturma fırsatı bulmuş olan takımlarımız için bu altın çağ olduça kısa sürdü diyebiliriz.

Reklamlar