Hayat Paylaşınca Güzel (!)

Rekabet Kurulu’nun Haziran ayında, dağıtım ağına yönelik rekabeti kısıtlayıcı uygulamaları nedeniyle Turkcell’e 91,9 milyon TL ceza verdiğini burada yazmıştık. Gerekçeli karar Ekim ayının ortalarında Kurul’un web sitesinde yayınlandı. Hatırlayacak olursak, karara konu soruşturma kapsamında iki iddia incelenmişti: birincisi, Turkcell’in ürünlerinin yeniden satış fiyatını belirlediği, diğeri ise alt bayileri münhasırlaştırmak suretiyle rakiplerinin faaliyetini zorlaştırdığı iddiası idi.

Karara baktığımızda Kurul’un, Turkcell’in yeniden satış fiyatı belirlemesi iddiasına yönelik olarak bayilerine yaptırım uyguladığına ilişkin yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle ceza vermediğini görüyoruz. Hakim durumun kötüye kullanılması başlığı altında değerlendirilen ikinci iddianın ise kapsamlı bir şekilde ele alındığı açık. Aslında ilk söylenmesi gereken ve Turkcell’in bundan sonraki eylemleri bakımından da çok önemli olan konu; Turkcell’in son dönemde kaybettiği gelirler ve mobil numara taşımadaki diğer operatörlere geçen abone sayısını ileri sürerek yaptığı “artık hakim durumda olmadığı” savunmasının kabul görmemiş olması. Zira, Karar’da Turkcell’in GSM hizmetleri piyasasında hakim durumda olduğu birkez daha teyit ediliyor. Bu noktada Kurul’un, hem GSM hizmetleri pazarındaki abone sayıları üzerinden, hem de GSM hizmetleri pazarındaki ciro üzerinden hesaplanan pazar paylarını dikkate aldığı görülüyor. Buna ek olarak, Karar’da AVEA, Vodafone ve Turkcell’in 2008 ve 2009 yılında kontör kart ve SIM kart satışlarından elde ettiği gelirler ve SIM Kart satış adetleri verileri inceleniyor. Kurul, söz konusu tüm bu verileri dikkate alarak yaptığı analizde pazar payı dışında ayrıca ölçek ekonomileri, finansal kaynaklara erişim ve yatırım gereksinimi, yasal düzenlemeler, fikri ve sınai mülkiyet haklarının varlığı gibi unsurları da dikkate alarak Turkcell’in hakim durumda olduğunu belirtiyor.

İkinci iddia ile ilgili olarak Kurul, Turkcell’in alt bayileri fiili olarak münhasırlaştırmak suretiyle rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığını tespit etti ve Turkcell’e 2010 yılı cirosunun % 1,125’i oranda olmak üzere 91,9 milyon TL idari para cezası verdi. Bunun yanında;

  • Nihai satış noktaları ile akdedilen taahhütnamelerin ve bu bayilerdeki dekorasyon, tabela ve satışa yönelik tek tip uygulamaların bireysel muafiyet şartlarını sağlayamayan dikey anlaşmalar statüsünde olduklarına,
  • söz konusu taahhütnamelerden bu hükümlerin derhal çıkarılmasına,
  • sözlü ve fiili baskılarla nihai satış noktalarında rakip tabela asılmaması, mağaza dekorasyonunun sadece Turkcell’i yansıtması ve bazı rakip operatör ürün ve hizmetlerinin sağlanmaması gibi uygulamalara son verilmesine,
  • bu hususların Turkcell tarafından dağıtım kanalına etkin bir şekilde duyurulmasına

karar verildi.

Karar’dan, Rekabet Kurulu’nun, çok markalı olması gereken ve tüketiciyle temas noktasında kılcal damar niteliğinde olan alt bayi kanalının fiilen tek markalı hale getirilmesine yönelik hiçbir uygulamaya müsaade etmeyeceği açık bir şekilde görülüyor. Kurul’un bu kararı adeta Turkcell’in “hayat paylaşınca güzel” ilkesini çok markalı bayiler bakımından da unutmaması gerektiğini hatırlatıyor …

Reklamlar