Karada, Denizde ve Havada

İlerleme Raporunda taşımacılık faslı kara, demiryolu, deniz ve havayolu taşımacılığı ve uydu navigasyonu konularında Türkiye’nin Avrupa Birliği müktesebatına uyumu ile ilgili değerlendirmelerde bulunuluyor. Genel hatlarıyla, Türkiye’nin kara ve denizyolu ulaşımında adapte etmiş olduğu kuralların hızlı bir şekilde uygulandığı ve AB ile uyumun düzeyinin yüksek olduğu hususlarına Raporda değinilmiş. Havayolu taşımacılığında da ilerlemelerin olduğu fakat bu ilerlemenin daha hızlandırılması gerektiği ortaya konuluyor. Demiryolu taşımacılığı ile ilgili olarak ise herhangi bir ilerlemenin olmadığı ve taşımacılıkta AB ile uyumun en düşük olduğu başlık demiryolu taşımacılığı.

İlerleme Raporunda özellikle tehlikeli madde ve dijital takograflara ilişkin kuralların uygulanmasında yeterli teknik kapasitenin ve kurumsal yeterliliğin bulunmadığı belirtiliyor. Karayolu taşımacılığını düzenleyen idari otoriteler arsasında koordinasyonun eksikliğinin halen devam ettiği belirtilmkte. Gerçekten de özellikle Bilim, Sanayi ve Tekonoloji Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı’nın görev alanlarına giren karayolu taşımacılığında karmaşık kuralların özellikle bazı teknik hususlarda birbirleri ile yeterli uyumu sağlayamaması İlerleme Raporunda belirtilen eksikliklerden birisidir. Karayolu taşımasında eksik yanların yanı sıra, tehlikeli maddelerin taşınması ile ilgili düzenlemeler, dijital takograf uygulamalarının hayata geçmesi gibi düzenlemeler olumlu bulunmuştur. Genel hatlarıyla Türkiye’nin karayolu taşımacılığı konusunda AB ile uyum düzeyinin yüksek olduğu Raporda belirtilmektedir.

Deniz taşımacılığı da Türkiye’nin İlerleme Raporu’nda yüksek not aldığı konulardan birisi olarak göze çarpmakta. Gemi kaynaklı emisyonlar, deniz kirliliğine acil müdahale, gemilerden atık alınması ve tehlikeli malların taşınması gib alanlarda Türkiye’nin hazırlık durumunun ileri seviyede olduğu belirtilmektedir.

Hava taşımacılığı ile ilgili olarak ise, Türkiye’nin Avrupa Tek Hava Sahası Girişimi’ne entegre olma isteği olumlu bir adım olarak görülürken, bu entegrasyonun sağlanabilmesi için gerekli adımların atılması gerektiği vurgulanmıştır. Özellikle havaalanlarında slot tahisis ile ilgili olarak gerekli düzenlemelerin yapılmış olmasına rağmen, slot tahsis yetkisine sahip olan kurumların bağımsızlığının sağlanmasının son derece önemli olduğu belirtilmiştir. Bunun yanı sıra Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün insan kaynakları açısından geliştirilmesi gerekliliğinin üzerinde durulmuştur.  Ayrıca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ilişkiler nedeniyle hava kontrolünde bazı koordinasyon eksikliklerinin bulunduğu ve bu durumun risk yarattığı belirtilmiştir.

Demiryolu taşımacılığı ise Türkiye’nin genel olarak sınıfta kaldığı bir alan olarak göze çarpmaktadır. Demiryolu taşımacılığı açısından bir ilerlemenin kaydedilmemiş olduğu Rapor’da açıkça belirtilmiştir.  Kurulmakta olan hızlı tren ağının demiryolu ulaşımı açısından bir ilerleme olduğu ortaya konulmuş olmakla birlikte, bu yatırımların işletme maliyetlerinin bütçeye yük oluşturabileceğini ve bu nedenle maliyet esaslı bir muhasebe sistemine geçilmesinin önemli olduğunun altı çizilmektedir.

Sonuç olarak, taşımacılık genel hatları ile AB ile uyum düzeyinin yüksek olduğu bir alan olarak göze çarpmaktadır. Ancak yukarıda da belirtilen eksikliklerin üzerinde durulmasında fayda bulunmaktadır. Özellikle hava taşımacılığında idari otoritelerin yeterlilikleri ve bağımsızlıklarının sağlanması ve demiryolu ulaşımında da kökten bir değişim ile bu alanın uyumlulaştırılması gerekmektedir.

Reklamlar