Son günlerde basında, EPDK’nın akaryakıt dağıtım şirketlerine gönderdiği ve “motorin fiyatlarını düzeltin” mesajını içeren bir yazıdan bahsediliyor.

EPDK’nın faaliyetlerini yakından takip ediyoruz etmesine ama açıkçası bu haberi Kurul’un kendi web sitesinde göremedik maalesef. Çünkü yazı en büyük 8 akaryakıt dağıtım şirketine gönderilmiş, bu nedenle değerlendirmelerimiz basında yer alan haberlere dayanıyor…

Detaylara bakacak olursak; akaryakıtta son gelen zamlarla benzinin litre fiyatının 4,5 TL, motorinin ise 4 TL sınırına dayanmasına artık EPDK da dayanamamış olmalı ki fiyatları incelemeye almış. EPDK’nın motorin ve benzin fiyatlarının AB ülkelerinin üzerine çıkmasına dikkat çektiği belirtiliyor. Ek olarak, Kurum’un motorin ve benzine katılan, performansı artırdığı öne sürülen ancak 15-20 kuruşa varan oranlarda fiyat artışı getiren yakıtların fiyatlarını 26 Ekim’e kadar düzenleyin, aradaki fiyat farkını (katkılı-katkısız motorin) kaldırın dediği de belirtilenler arasında.

Yani EPDK, gönderdiği yazıda hem piyasada çeşitli katkı maddeleriyle değişik isimlerde satılan motorinlerdeki fiyat farklarının kalkmasını, hem de bayi ve dağıtıcının kâr marjlarını AB standartlarına çekmesini istiyor. Ayrıca gerekli düzenlemeler yapılmazsa Kanun’un gereğini yerine getiririz diyerek  “akaryakıtta tavan fiyat uygulayabilirim” mesajı verdiğinin altı çiziliyor.

Hatırlayacak olursak, 2011 yılının Ağustos ayında akaryakıtta tavan fiyat uygulaması ile ilgili Danıştay, ilginç ve kritik bir karar alarak EPDK’nın akaryakıtta tavan fiyat uygulamasını hukuka uygun bulmuştu. Kararın geçmişine bakacak olursak; akaryakıtta fiyatların olması gerekenden fazla yükseldiğini iddiasıyla EPDK, Haziran 2009’da 2 ay süreli “tavan fiyat” uygulaması kararı almış, kararla şirketlerin kâr marjına ve satış fiyatına tavan sınır getirmiş, bunun üzerinde dağıtım şirketleri söz konusu kararın serbest piyasa ekonomisinin işleyişi ile bağdaşmadığı ve rekabete aykırı olduğu gerekçesiyle mahkemeye başvurmuştu. İşte EPDK’nın 2009 yılındaki kararı hakkında Danıştay karardan 2 yıl sonra görüşünü açıkladı: EPDK’nın tavan fiyat uygulamasını hukuka uygundur. 

Belki de EPDK bu karardan cesaret alarak, fiyatları denetleme yetkisine sahip olduğunu ve tavan fiyat uygulayabileceğini akaryakıt dağıtım şirketlerine hatırlatmak istedi. Fakat burada EPDK tarafından yapılan fiyat incelemesi neticesinde “tavan fiyat” uygulaması yolunun tercih edilmesi ne kadar doğru? Ya da en azından bu uygulamanın nedenleri/sonuçları sorgulanabilir mi? Bakacak olursak, petrol fiyatlarındaki düşüş, artışına kıyasla aynı duyarlılıkta yansıtılmıyor. Şirketler fiyat düşüşünü bazen gecikmeli, bazen nispi olarak yansıtıyor. Ancak akaryakıt dağıtım piyasası çok fazla aktörün olduğu bir piyasa. Bu şekilde çok aktörlü bir piyasada, tavan fiyat regülasyonu uygulamanın doğruluğu tartışmalı olduğu gibi hele bir de “mevcut fiyatlarınızı AB standartlarına çekin yani indirin” demek bu şirketleri kartel oluşturmaya itebilir. Söz konusu uygulama yerine, firmalar arasında oligopolistik karşılıklı bağımlılığı azaltacak tedbirlerin uygulanması ve fiyat düşüşlerinin fiyat artışları kadar hızlı gerçekleşmediğinin analiz edilmesi bizce daha doğru bir yol olarak gözüküyor…

Son Dakika Notu: EPDK’nın akaryakıt dağıtım şirketlerine tanıdığı süre bugün doldu. Basında çıkan haberlere bakılırsa Kurum’un akaryakıt sektöründe motorin fiyat farkı için yaptığı uyarı dağıtım şirketleri tarafından dikkate alındı ve katkılı motorin, motorin ve benzin fiyatlarında 5 ile 28 arasında indirimler yapıldığı görüldü. Bakalım “tavan fiyat” uygulaması ne yönde ilerleyecek…

EPDK: Akaryakıtta Tavan Fiyat Uygulayabilirim (!)” için 2 yorum

  1. Tavan fiyat uygulaması her ne kadar serbest piyasa ekonomisinin dayandığı talebi ve arzı piyasanın belirlemesi ilkesine aykırı olsa da sonuç olarak Petrol Piyasası Kanunu’nda kendine yer bulan hukuki bir düzenleme, ve Anayasaya aykırı olmadığı taktirde elbette hukuka uygun olacaktır. Artık hemen hemen herkes tarafından bilinen türkiye’de avrupa ülkelerine kıyasla en pahalı benzinin (Norveç hariç) ve en pahalı dizelin kullanıldığı gerçeği aslında öncelikle aşırı vergileri işaret ediyor. Ama bunun arkasına sığınan dağıtım şirketleri, avrupa’daki dağıtım şirketlerine göre daha fazla marj alıyor olabilirler. Zira bu durumu bir keresinde Maliye Bakanımız da gündeme getirmişti ve büyük bir tepki almıştı. O yüzden EPDK’nin belki de daha derinlemesine bir inceleme ile konuyu kamuoyuyla paylaşması kamu vicdanını rahatlatacaktır. Katkılı benzinin katsızla aynı fiyat olması yerine, katkısızın fiyatının düşürülmesi daha çok talep görecektir.

Bence olay şöyle:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.