Yıldızsız Pek İyi

“Türkiye’nin halen kamu teşebbüsleri ile münhasır ve özel haklara sahip teşebbüsler hakkında birtakım kuralları iç hukuk sistemine aktarması gerekmektedir.”

Okuduğunuz sözler AB’nin Türkiye İlerleme Raporu’nun Rekabet Faslı’ndan… 1997 Lüksemburg Zirvesi’nde AB üyelik sürecindeki ülkelerle ilgili gelişmeleri derleyen bir rapor hazırlanmasının karara bağlanmasının ardından Türkiye hakkında çıkarılan raporların on dördüncüsü. Yani, 14.kez, AB gözünden, Türkiye’ye bakıyoruz.

AB’nin her İlerleme Raporu, beraberinde ya tartışmaları ve heyecanlı başlıkları getirir ya da gündemi pek fazla işgal etmezdi (bakınız: 2010). Bunu, raporun medyada-iş dünyasında vb büyük yer görmesi anlamında değil, AB ile Türkiye ilişkisinin gidişatının rapora yansıması bakımından söylüyorum. Bu yılki ise, takdiri yuvarlak dille, uyarıyı ise doğrudan dile getiren türden.

Raporu ilk olarak rekabet ve regülasyon başlığıyla ele aldık. Bakalım, hangi derslerden geçtik, hangilerinden kaldık?

Sorunların bazıları giderilse de (ve hatta bu birçok çevrede “AB’den Türkiye’ye övgü yağmuru” şeklinde algılansa da), rekabet dersinden kalmamamız sevindirici, evet, ama AB’ye adım atmaya yarayacak yıldızı da kapmış değiliz.

Öncelikle uyum ilerlemeleriyle, Türkiye’nin bu alanda geliştiği ifade ediliyor:

  • Birleşme-devralma mevzuatında değişiklik ve yayınlanan Kılavuzlar sayesinde, AB mevzuatına daha fazla uyum sağlandığı söyleniyor.
  • Ancak hala yatay işbirliği anlaşmaları ve de minimis kurallarına ilişkin uyumu sağlamış değiliz!
  • Devlet Yardımlarına ilişkin mevzuatın kabul edilmesi, Kurul atanması vs önemli ilerlemeler olarak kaydediliyor, takdir ediliyor.
  • Ancak gümrük birliği kurallarına uyuma ilişkin birtakım kurallara halen ihtiyaç duyulduğu da sözlere ekleniyor.
Sorunun cevabı şu, alt dönemden çok dersimiz var, yavaş yavaş geçiyoruz, iyi notlar da alıyoruz, ama bize lazım olan yıldızlar, diplomaya daha çok var.
Son hususu okuyucuların yorumlarına bırakıyorum. Raporda diyor ki: “Rekabet Kurumu’nun idari ve işlevsel bağımsızlığı yeterli olmaya devam etmekte… Kurum ayrıca özellikle bankacılık ve otomotiv sektörlerinde aldığı birtakım önemli kararlar sayesinde rekabet kurallarının uygulanması konusundaki sicilini güçleştirmiştir.” Bu sözler, bankacılık ve otomotiv gibi lokomotif sektörlerde almış olduğu kararlarla (diğer bir deyişle, rekor cezalarla) Kurum’un cesaretini mi vurgulamak istiyor? İkincisi, kurumları ilgili bakan denetimine tabi kılan KHK’nın Rekabet Kurumu sitesine konulmadığı gibi, acaba AB de bu durumu önemsiz mi gördü? Cevabı ben de bilmiyorum. Siz ne dersiniz?
Reklamlar