Yeni Ciro Eşikleri, Yeni Dosya Yükü

Rekabet Kurumu, yılbaşından Ağustos ayına kadar değerlendirmeye aldığı birleşme&devralma işlemlerine ilişkin istatistikleri kamuoyu ile paylaştı. İstatistikler, 2011 başında yenilenen kuralların, şirket evliliklerine ne ölçüde müdahil olduğu ile ilgili önemli ipuçları taşıyor.

Hatırlarsanız, Birleşme&Devralmalar Hakkında Tebliğ 1 Ocak’ta yürürlüğe girmişti. Rekabet hukuku ve iktisadı çevrelerinin büyük çoğunluğunun ortak görüşü de, eski Tebliğ’in birçok eksikliğinin ortadan kaldırıldığı ve daha etkin bir rejime kavuştuğumuz yönündeydi. Ancak yükseltilmiş gibi gözükse de ciro eşiklerinin yine düşük belirlenmiş olması, en çok tartışılan konu olma özelliğini koruyor.

Aslında Yeni Tebliğ’in yalnızca Türkiye’de faaliyet gösteren ve/veya 500 milyon TL tutarındaki dünya cirosunu karşılayamayan şirketler için belirlediği (tarafların toplam 100 milyon TL ve ayrı ayrı en az 30 milyon TL’yi aşan Türkiye cirolarına sahip olmalarını gerektiren) eşiğin eski Tebliğ ile kıyaslandığında yüksek olduğu ifade edilebilir. Kısa bir hatırlatma yapalım; eski Tebliğ tarafların toplam cirolarının yalnızca 25 milyon üstünde olduğu hallerde bildirim yapılmasını şart koşuyordu.

Fakat işlem taraflarından birinin 500 milyon TL’nin üstünde dünya cirosunun olduğu
Tarafların 25 milyon toplam ciroya sahip olmasını yeterli kabul eden eski Tebliğ ile karşılaştırıldığında, Rekabet Kurulu’nun 2011 yılının ilk sekiz ayında 2010 yılının aynı dönemine göre ay bazında daha fazla işlemi değerlendirdiğini görüyoruz. Kurul geçen yıl ayda ortalama 17 dosya incelerken 2011 yılının ilk sekiz ayında bu sayı 20’yi aşmış durumda. Bu noktada değinilmesi gereken husus Yeni Tebliğ’in ciro eşikleri yanında getirdiği niteliksel bildirim eşiği “etkilenen pazar” kavramı (daha önceki yazımızda da belirttiğimiz üzere bu kavram işlem çerçevesinde tarafların faaliyetlerinin yatay ya da dikey anlamda örtüşmesini gerektiriyor). “Etkilenen pazar” şartı olmasaydı özellikle 500 milyon TL – 5 milyon TL ciro eşiğini aşan çok daha fazla işlemin Kurul önüne gelmiş olacağını tahmin etmek zor değil. Zira yılın ilk 8 ayında Rekabet Kurulu’nun önüne gelen 163 işlemin 137 tanesinde taraflardan birinin yabancı bir şirket olması bu düşünceyi oldukça destekliyor. Hem dünya cirosu olarak belirlenen 500 milyon TL hem de özellikle 5 milyon TL’lik Türkiye ciroları, dünya genelinde ve Türkiye’de faaliyet gösteren orta ölçekteki şirketler için dahi oldukça düşük.

Söz konusu iki ciro eşiği karşılaştırıldığında Rekabet Kurulu’nun politika tercihi yaparak yabancı sermayenin girişini izleme görevini üstlendiği düşünülebilir. Böyle bir gerekçe hariç, söz konusu iki ciro eşiğinin birbiri ile oldukça çelişen büyüklükte olduğunu söylemek epey kolay.

Görünen o ki; iş dünyasının gittikçe daha da fazla küreselleşmesi ve Türkiye’nin yabancı sermaye girişinin yoğun bir ülke olması; birleşme&devralma incelemelerinde 500 milyon TL – 5 milyon TL ciro eşiğinin muhakkak ki daha da ön plana çıkmasına neden olacak. Son olarak ciro eşiklerinin iki yılda bir yenileneceği hükmü dikkate alındığında, Yeni Tebliğ’in 2013’e kadar incelenen işlem sayısını azaltmayacağı ve hatta yıl bazında daha çok işlemin rekabet incelemesinden geçmesine neden olabileceği öngörümüzü bir kenara not edelim.

Reklamlar