İtirazım Var

AT&T’nin en yakın rakiplerinden T-Mobile’ı 39 Milyar Dolara alacağını duyurması tepki yaratmıştı.

Empati yapalım. Türkiye’de 3 Büyüklerden birinin en yakın rakiplerinden bir şirketi devralacağını düşünürsek, benzer işlemin ABD’de ne kadar ses getirdiğini anlayabiliriz.

Önceki haberimizde bu seslerden bahsetmiştik. İşleme itirazını koyan Adalet Bakanlığı (DoJ), dilekçesini hazırlamış ve işlemin yasaklanması talebiyle mahkemeye başvurmuştu. DoJ’un iddialarının çıkış noktası ise, ABD’de ülkenin büyük bölümünü kapsama alanı içine dahil edebilmiş olan sadece 4 işletmecinin (4 Büyükler hatta…) bulunması ve devralma sonrasında bu sayının 3’e inecek olmasıydı. DoJ iddialarını pazara yönelik SSNIP ve HHI testleriyle de destekleyerek, işleme izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Bakalım dilekçede neler var…

  • T-Mobile’ın yapısı ve politikaları rekabet için çok önemli. Pazar payı görece düşük olsa dahi, kalan şirketler üzerinde yarattığı rekabetçi baskı oldukça fazla. (Bu iddia empatimize ne kadar uyuyor…)
  • İşleme izin verildiği takdirde; fiyatlar yükselecek, tüketici tercih imkanları ve yenilik yapma isteği azalacak.
  • Hizmetin kalitesi ve firmaların yatırım yapma isteğinde düşüş görülecek.
  • Kurumsal müşterilere yönelik ihalelerde de T-Mobile’ın agresif fiyatlandırma politikası ortadan kalkarsa, ihalelerde fiyat artışı olacak.
  • Pazara giriş çok zor ve maliyetli, şebeke dışsallıkları dolayısıyla pazarda tutunmak kolay değil.

Bu düşüncelerde, yönetim kadrosunun da payı var…

DoJ ortaya çıkacak olası rekabet kısıtlamalarını tespit ederken esas olarak AT&T ve T-Mobile yönetim kadrosunun açıklamalarından faydalanıyor. T-Mobile yöneticileri verdikleri demeçlerde sürekli olarak ne kadar yenilikçi olduklarına, smartphone pazarında ilklere imza attıklarına, agresif fiyatlandırma politikalarına ve kurumsal kullanıcılara yönelik olarak ileride yapacakları açılımlara değiniyor. T-Mobile’ın piyasadaki en ucuz data planlarını sunduğunu ve bunun diğer işletmecilerin fiyatları üzerinde de bir baskı oluşturduğuna değinen DoJ, T-Mobile’ın piyasadan çıkması halinde bu baskının da ortadan kalkacağını ve kısa vadede fiyatların yükseleceğini belirtiyor.

DoJ ilgili ürün pazarını tanımlarken de yine önemli bir konuya geliyor: GSM ile sabit telefon birbirine ikame midir?

İlk ilgili ürün pazarı ‘mobil telekom hizmetleri’: DoJ’ye göre GSM hizmetinin sabit hizmetlere göre farklılığına ve özellikle tüketici gözünde ikame teşkil edemeyeceklerine SSNIP Test’ten faydalanılmalı. Ancak mobil data ve mobil ses hizmetleri şu an için aynı pazarda sayılmalı.

İkinci ürün pazarı ise: Kurumsal kullanıcılar ve devlet çalışanlarına avantajlı tarifeler uygulanıyor. Şirketlerin bu topluluklara olan farklı yaklaşımları ve ihale yoluyla alım yapmaları gibi sebeplerden dolayı klasik tüketicilere göre ciddi farka sahipler. Bu sebeple ikinci ilgili ürün pazarı da “kurumsal kullanıcılara ve devlet çalışanlarına sağlanan mobil telekomünikasyon hizmetleri pazarı” .

Peki coğrafi pazar? B4 Büyükler ülke çapında rekabet içerisinde olsa da belli bölgelerde hizmet veren yerel işletmeciler de var. Dolayısıyla normal tüketiciler için daha önce tanımlanmış 97 adet ayrı ilgili coğrafi pazar bulunmakta. Ancak kurumsal kullanıcılar ve devlet çalışanlarının gözünden bakıldığında ilgili coğrafi pazar ABD’nin tamamı olarak tanımlanmalı. Dolayısıyla ilk ilgili ürün pazarı için 97 ayrı ilgili coğrafi pazar olarak tanımlanırken, ikinci ilgili ürün pazarına ilişkin olarak ise ilgili coğrafi pazar ABD’nin tamamı olarak tanımlanıyor.

(Şunu da ekleyelim. DoJ’nin davasına dilekçesini sunan Google, gizli-ticari sır niteliğindeki bilgilerinin korunmasına oldukça yüksek özen gösterilmesini talep etti.)

Reklamlar