Muhteşem Google

Google’ın sloganı “kötülük yapmaktan kaçının” olsa da…

ABD ve Avrupa’daki rekabet otoriteleri Google’ın bu sözünün arkasında durup durmadığını araştırmak için kolları sıvadı.

Google ve rakipleri Senato antitröst paneli karşısında ifade vererek Google’a ilişkin kaygılar kamu karşısında da dillendirilecek. En önemli iddia ise, Google’ın arama sonuçlarında kendisiyle ilişkili olan işletmelere ayrıcalık sağladığı ve son kullanıcılara zarar verdiği yönünde.

Bu süreç Google’ın hem ABD’de hem de Asya ve Avrupa’da muhatap olduğu soruşturmalardan yalnızca biri. Zaman dilimi ve şirketler arasında büyük farklılıklar olsa da, Google’ın derdi, 13 yıl önce aynı Senato karşısında benzer süreci yaşayan ve sonunda 20 eyaletin ve federal hükümetin birleşerek açtıklara dava ile karşılaşan Amerikan devi Microsoft’un durumunu hatırlatabilir. Google’ın rakiplerini temsil eden avukatlara göre, Google’ın şu anki durumu da buna çok benzer nitelikte.

Yıllar önceki bu dava, Microsoft’un zamanın en başarılı internet tarayıcısı olan Netscape’i tehdit olarak algılaması ve onu ortadan kaldırmasına yönelikti. Bu algının sebebi de, üzerine farklı uygulamalar yazılmasına izin veren ve Windows’tan bağımsız çalışabilen bir platform oluşturmasıydı. Bu bakımdan Netscape bazı yazılımcılar için adeta Windows’a bir alternatif teşkil etmeye başlamıştı.

İşte aynı şekilde, insanların gezi ve alışverişe ilişkin bilgilere ulaşmasını sağlayan Yelp ve benzeri internet sitelerinin Google’a karşı kısmi olarak da olsa bir alternatif oluşturmakta olduğu iddia ediliyor.

Ayrıca, yine iddialara göre Google’ın bu genişleme politikasının ardında reklam gelirlerinin arttırmak yatıyor. Mevcut durumda Google’ın Amerika çapında reklam gelirlerinden elde ettiği pay %41 oranında ve en yakın takipçileri olan Yahoo, Facebook ve Microsoft’un çok üzerinde. Analistlere göre İnternet alanındaki en büyük ödül olarak nitelendirilebilecek reklam gelirleri hizmet, rekabet ve yeniliğin de yakıtı konumunda.

Google arama motorları ve arama reklamcılığı pazarlarındaki hakimiyetinden kaynaklanan zenginliklerini YouTube ile video dağıtımı, Android ile smartphone yazılımları ve Chrome ile internet tarayıcıları pazarlarında da büyümek için kullanmış durumda. Ayrıca hizmetlerinin arasına yerel satış noktalarına ve restoranlara yönelik ticari teklifler sunulması ve karşılaştırmalı gezi ve alışveriş rehberleri hazırlanması gibi seçenekler de ekleyerek bunları arama motorunun bir parçası haline getiriyor.

İddialara yorumlar ise şöyle…

(Yazıların aslını, New York Times dergisinden Steve LOHR ve Claire Cain MILLER tarafından hazırlanan 18 Eylül tarihli makalede görebilirsiniz.)

  • Microsoft’a açılan davada Connecticut eyaletinin avukatı olarak görev alan, ve şu anda da Senato’nun antitröst alt komitesinde yer alan Senatör Richard Blumenthal’a göre: “Google Amerika için büyük bir başarı hikâyesi olsa da, pazardaki mevcut boyutu, konumu ve gücü ticari uygulamaları hakkında da endişeler doğmasına sebep olmakta ve bu gücün beraberinde ne gibi sorumluluklar getirdiğinin sorgulanmasını gerektirmekte.”
  • Google kıdemli mühendislerinden Amit Singhal, Google kullanıp kullanmamanın tamamen bir tercih meselesi olduğunu ve çok sayıda alternatifi bulunduğunu söylüyor.
  • Google’ın rakipleri ise karşı görüşte: İnternet trafiğinin yarısını Google üzerinden sağlayan ve restoran vs işletmeler için kullanıcı yorumları ve tavsiyeleri içeren bir internet sitesi olan Yelp’in yöneticileri , Google’ın benzeri hizmeti sağlamasından bu yana, Yelp’in arama sonuçlarındaki sıralamasında önemli bir düşüşle karşılaştı.
  • Yelp CEO’su Stoppelman’a göre; eskiden tamamen kullanıcı isteklerini yansıtan ve arama sonuçlarındaki sıralamayı buna göre oluşturan Google’ın yaklaşımı, diğer pazarlara doğru genişleme eğilimiyle beraber oldukça değişmeye başladı.
  • Iowa Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde rekabet uzmanı olan Herbert Hovenkamp, Microsoft’tan farklı olarak Google’ın sunduğu hizmetler herkese açık ve parasız olduğundan, rekabetçi zararın temel taşlarından olan “tüketicilerin daha yüksek fiyatlara maruz kalması” probleminin bu durumda ortaya çıkmasını mümkün görmüyor. Ancak Hovenkamp, Google’ın sahip olduğu varlıkları lehine ayrımcılık yaptığının ispatı halinde rekabet ihlali ortaya çıkacağını da sözlerine ekliyor.
Reklamlar