Uyuma Uy

İngiltere Rekabet Kurumu Başkanı:Rekabete uyum, pazarların tüketiciler açısından doğru çalışması için 1. derecede önemlidir. Bizler bu Kılavuzlarla, şirketlere rekabeti ihlal etmekten kaçınmak konusunda yardım ediyor ve onları uyarıyoruz, uyum sağlamayanlara ise ağır yaptırımlar uyguluyoruz. ” (OFT Rekabet Uyum Kılavuzu’ndan)

Türk Rekabet Kurumu Başkanı: Teşebbüs ve yöneticilerinin, uyum konusundaki çalışma ve gayretleri yalnızca rekabetçi düzenin kurumsallaşmasına katkı sağlamayacak, ağır idari yaptırımlarla karşı karşıya gelmelerini de önleyecektir.” (Rekabet Kurumu Rekabet Uyum Raporu’ndan) 

Yani, Rekabet Kurumu Uzmanları “tüm e-posta ve evraklarınızı inceleyeceğiz” diyerek habersizce yöneticilerin kapısını çaldığında ve belki de şirketinize “hakkınızda soruşturma açılıp para cezası talep edildiğine dair bildirim yazısı” ulaştığında, “şirketimizin rekabeti ihlal etme iradesi yoktur” şeklindeki savunmalar, yerini, bu sürecin en başında “şirketimizin rekabeti ihlal etme iradesi yoktur, biz uyum programı uyguluyoruz” sözlerine bırakıyor.

Kurum’un yaptığı baskınlar, son yıllarda art arda başlattığı soruşturmalar, belki de bir çalışanın hatasıyla kelebek etkisi gibi doğrudan şirkete ya da beraberinde yöneticilere de uygulanan cezalar artışa geçti. Bu cezalara dayanak olan delillerdeki ifadeler, çalışanların hatta yöneticilerin rekabet ihlali oluşturan karar ve yazışmalarını ticari hayatın gereği gibi gördüklerini gösteriyor.

Rekabet Kurumu da bu noktada devreye girerek, halihazırda ceza verdiği ya da vermediği tüm şirketlere yönelip, rekabetin ticari hayatta eli kolu bağlamadığını, işlerin uyum programlarıyla yürüyerek risklerin nasıl eleneceğini göstermiş durumda.

Zira OFT (İngiltere Rekabet Otoritesi – Office of Fair Trade) bunu daha önce dile getirmiş, ardından rekabet uyum programlarını tavsiye eden ikinci otorite olarak Türk Rekabet Kurumu, Başkanın biraz önceki sözleriyle Rekabet Uyum Programı’nı tanıtarak bu programın neleri kapsaması gerektiğine yer vermişti. Uyumun hem hukuki hem de ahlaki bir mesele olduğuna değinilen raporda, şirketlerin ya kendi bünyelerinde Kurum’un mevzuatını ve uygulamalarını takip ederek ya da rekabet danışmanlığı hizmeti alarak uyumu sağlamaları öngörülmüştü. Buna, “yap-yapma” listelerinin hazırlanması, hatta tercihen önceden haber vermeksizin, uyumla ilgili çabaları gözlemlemek amacıyla danışmanlar tarafından denetim yapılması önerileri de dahildi (Kurum’un Uyum Programı hakkındaki haberimiz).

OFT de kamuoyuna sunduğu taslak raporunu tamamladı ve Rekabet Kurumu’nun yaptığı gibi uyum programlarının gerekliliğini ortaya koyan, bu programları tavsiye eden ve uyum standartlarını belirleyen Kılavuzunu yayımladı. OFT bu sürede yaptığı araştırmalara dayanarak, iş dünyasının rekabet hukuku bilgisinin son 4 yılda 2 katı arttığını ve belirtilen standartta uyum programı alan teşebbüslere verilecek muhtemel cezada indirimlere gidileceğini belirtti.

Kılavuz’a göre, uyum kültürü, kanun ihlallerinden ve dolayısıyla cezalardan kaçınmaya yardımcı oluyor. Bu ifadeler, Algida kararında Rekabet Kurulu’nun “şirketin çalışanlarına rekabet hukuku kitapçığı dağıtmış olmasınınrekabet kurallarına (…) uyumu bakımından duyarlı davranmaya çalıştığısözlerini hatırlatıyor.

Reklamlar