“Şu andan itibaren garanti dışısın!”

İspanyol Ulusal Rekabet Komisyonu Soruşturma Birimi, 25 Nisan 2011 tarihinde, Mazda İspanya hakkında MAZDA araçlarının garanti kapsamında bakım ve onarımı konusunda rekabeti yetkili servisler ile anlaşmak yoluyla kısıtladığı iddiasıyla soruşturma başlattı.

Soruşturma, MAZDA markalı aracının bakımını bağımsız bir serviste yaptıran ve daha sonra bu nedenle de aracı Mazda İspanya tarafından garanti kapsamı dışına çıkarılan bir tüketicinin yaptığı şikayet üzerine açıldı. Soruşturma kapsamında, İspanyol Rekabet Otoritesi’nin Soruşturma Birimi rekabet kurallarının ihlal edildiğine dair karine teşkil edebilecek delil ve bilgilere ulaşıldığını bildirdi.

İspanyol rekabet otoritesinin açmış olduğu soruşturma esasen birçoğumuzun her gün karşılaştığı ve araçlara verilen garantinin kapsamı ile ilgili gri alanın aydınlanması açısından önemli. Bu hususun netlik kazanması hem motorlu taşıt markalarının ve bunların yetkili servislerinin kendilerine uygulanan kuralları bilmesi açısından, hem de tüketicilerin “bakım, onarımı bağımsız servislere yaptırırsam, araç garanti kapsamına çıkar mı?” sorusuna yanıt olabilmesi açısından önemli.

AB’DE NELER OLMUŞTU?

Özellikle Avrupa Birliği’nde motorlu taşıtlar ile ilgili olarak geçtiğimiz yıl gerçekleşen mevzuat değişikliği kapsamında ele alındığında İspanyol Rekabet Otoritesi’nin açmış olduğu soruşturma daha da anlamlı hale gelmiş durumda. 2002 yılında AB Komisyon’nun yayınlamış olduğu 1400/2002 sayılı yönetmelik motorlu taşıtlar sektöründe dikey anlaşmalar hususunda köklü bir değişim getirmişti. 2010 yılında ise Komisyon, motorlu taşıt sektöründe 2002 yılındaki yönetmeliğinin etkilerini değerlendirmesinin ardından; otomotiv sektörünü satış ve satış sonrası olarak ayırarak ikisi için de farklı düzenlemeler getirdi.

AB Komisyonu 1400/2002 sayılı Yönetmelik ile motorlu taşıtların satışı ile ilgili olarak, burada sektöre özel bir düzenleme ihtiyacı olmaması ve motorlu taşıtlarının satışlarının diğer ürünlerinde satışı ile kıyaslandığında bir farklılık olmaması nedeniyle deregülasyona gitti. 2013 yılından itibaren, motorlu taşıtların satışı konusunda dikey anlaşmalara ilişkin genel 330/2010 sayılı tebliğin uygulanacağını belirtti. 2013 yılından sonra motorlu taşıtların satışı ile diğer mal ve hizmetlerin satışı arasında dikey anlaşmalar açısından pek bir fark kalmayacak.

Satış sonrası hizmetler bakımında ise otomotiv sektörünün kendine has bir yapısı bulunması nedeniyle detaylı regülasyona devam ediliyor. Zira her bir markanın, kendi satış sonrası hizmetleri bakımından hakim durumda bulunduğu varsayılmakta ve bu nedenle satış sonrasına ilişkin olarak eski sıkı düzenlemeler sürdürülüyor. Gerçekten de, satış sonrasındaki rekabetin sağlanması tüketicilerin araçlarının bakım ve onarımına fahiş fiyatlar ödemek zorunda kalmaması ve bağımsız servislerin, sağlayıcıların (otomotiv markaları) ve onların yetkili servislerinin karşısında rekabetçi bir şekilde pazarda tutabilmesi açısından son derece önemli. Avrupa Birliği’nde motorlu taşıtlara ilişkin düzenlemelerin hangi tarihlerde yürürlükte olacakları aşağıdaki şekilde yer almakta.

O SIRADA TÜRKİYE’DE…

Türkiye’de de Rekabet Kurumu’nun halen yürürlükte olan 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Tebliği kapsamında hem satışa, hem de satış sonrasına ilişkin kapsamlı düzenlemeler mevcut. Bu düzenlemelerin temelinde de yukarıda anılan AB Komisyonu’nun 1400/2002 sayılı Yönetmeliği bulunuyor. Fakat AB Komisyonu’nun 2010 yılında getirmiş olduğu satış ve satış sonrasına ilişkin değişiklikler henüz Rekabet Kurumu tarafından benimsenmiş değil. Ancak Rekabet Kurumu’nun da yakın(!) gelecekte, Avrupa Birliği uygulamasına benzer bir şekilde satış ve satış sonrasını birbirinden ayırması ve motorlu taşıtların satışına ilişkin ayrıntılı düzenlemeleri kaldırması beklenmekte.

İspanya’da yedek parçalara ilişkin başlatılan soruşturma temel olarak 1400/2002 sayılı yönetmelik kapsamında garanti kapsamındaki parçalar konusunda getirilen istisna hükmüne ilişkin olduğu düşünülmektedir. Bilindiği üzere, motorlu taşıtları ve dolayısıyla buna ilişkin yedek parçaları da üreten sağlayıcıların, yetkili servislerin orijinal ve eşdeğer yedek parça kullanmasını kısıtlaması yasaklanmıştır. Buna getirilen istisna ise verilen garanti kapsamında yapılan tamir, ücretsiz bakım ve geri çağırma hizmetlerine ilişkin olarak araçları sağlayan teşebbüsün kendi ürettiği yedek parçaları kullanma yükümlülüğü getirebilmesine imkan sağlanmasıdır. Yani sağlayıcı garanti kapsamındaki tamiratlar için yetkili servislere kendi ürettiği yedek parçaları kullanma yükümlülüğü getirebilecektir. Ancak bu sınırlama, sağlayıcının imzalamış olduğu garanti anlaşmasından kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirmesi ile sınırlıdır. Örneğin, periyodik bakım gibi garanti yükümlülüğü ile bağlantısı olmayan normal bakım ve onarım faaliyetlerinde sağlayıcı yetkili servise orijinal yedek parçaların kullanılmasını zorunlu tutamamaktadır. Sonuç olarak garantiler ile ilgili bu düzenleme, 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında Türk rekabet hukukuna da aynen adapte edilmiştir.

Ancak tabi ki de kuralların mevcudiyeti, doğrudan onlara uyulduğu anlamını taşımıyor. Bu kurallara uyumun sağlanması için kurulan denetim ve yaptırım mekanizması olan hukukun da kendisine görev verilen kişi ve kurumlar tarafından uygulanması gerekmekte. Uygulamada, hem sağlayıcılar hem de yetkili servislerde garanti süresi içinde herhangi bir sebepten ötürü bağımsız serviste bakıma veya onarıma giren araçların garanti kapsamı dışına çıkacağı inanışı hakim. Bu durum tüketicilerin periyodik bakım gibi garanti kapsamı ile ilgisi olmayan hususlarda yetkili servisler veya sağlayıcılara gitmesini fiilen zorunlu kılıyor. Çünkü kimse “sıfır” arabasının garanti kapsamı dışına çıkması riskini göze almak istemiyor. Bunun sonucu olarak da hem tüketici yüksek ücretler ödemek durumunda kalıyor, hem de bağımsız servisler yeni arabalara garanti süresi sona erene kadar “elleyemiyor.” Bu da doğal olarak satış sonrasındaki rekabeti son derece sınırlıyor.

İşte bu noktada İspanyol Rekabet Otoritesi’nin sağlayıcı ve yetkili servislerin bağımsız servislerde onarım ve bakımı gerçekleşen araçları garanti kapsamı dışında değerlendirmesini rekabete aykırı bir anlaşma olarak değerlendirdi ve soruşturma başlattı. Ülkemizdeki kuralların uygulanmasında benzer yöntemler izlenip izlenmeyeceğini zaman gösterecek.

Reklamlar