Yeni Birleşme Devralmalar Tebliği etkisini hissettiriyor

Ocak 2011 itibariyle yürürlülüğe giren“Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” can yakmaya başladı.

Geçtiğimiz Ekim ayında yayımlanan yeni Tebliğ, bilindiği üzere bir birleşme – devralma işleminin taraflarını detaylı iktisadi değerlendirmeler yapmakla zorunlu kılıyor. Aynı şekilde işleme ilişkin Bildirim Formu’nun doldurulması da eskisine göre çok daha karmaşık bir sürece ve analizlere ihtiyaç duyuyor.

Yeni Tebliğ,  etkisini göstermeye başladı ve Rekabet Kurumu MARS Group’un AFM’yi satın alma işlemini gündemine aldı.

Türkiye’deki sinema sektörünün en önemli iki oyuncusundan olan biri olan MARS’ın (Cinebonus) AFM’yi satın alması daha önce basına da yansımıştı. Geçtiğimiz günlerde ise Rekabet Kurumu bu birleşmeyi inceleme altına alarak “nihai inceleme” adı verilen süreci başlattı. Sürecin sonunda bu birleşmenin olası etki ve sonuçları değerlendirilerek bir karar alınacak.

Biz de bir araştırma yaparak Türkiye sinema sektöründeki mevcut durumu gözler önüne sermek istedik.

Türkiye sinema endüstrisi de son 5-10 yılda önemli bir değişim içerisine girdi. Gerek çekilen yerli filmlerin artması gerekse de insanların film izlemeyi önemli bir sosyal aktivite olarak görmeye başlaması ile sinema endüstrisi önlenemez bir yükseliş içerisine girdi. Türkiye’de sinema endüstrisinin yaşamakta olduğu bu kabuk değişiminde önemli bir oyuncunun da değişime uğrayan sinema salonları olduğunu söyleyebiliriz.

Sinema salonlarının son yıllardaki hem salon sayısı hem de salon kalitesi bakımından muazzam gelişiminin arkasında birçok etken yatıyor. Bunların başında alışveriş merkezlerinin (AVM) ülkemizdeki inanılmaz gelişimi yer almakta.

AVM’lerin ülkemizdeki gelişimini görmek açısından rakamlara bakacak olursak, Sofya’da 5, Tahran’da 4, Atina’da 4, Şam’da 2 adet AVM bulunurken İstanbul’da 93 adet AVM bulunması çarpıcı bir örnek olarak gösterilebilir. Bu durum hemen her AVM’de bulunan sinemaları da doğal olarak etkiliyor. Zira AVM’lerin sunduğu konforlu yaşam tarzı idealinin bir yansıması olarak son yıllarda faaliyete geçen Movieplex sinema salonları da, eski (geleneksel) tarz sinemalara göre teknik, kalite, konfor, salon sayısı gibi birçok üstünlüğe sahip.

Türkiye’deki sinema endüstrisinin mevcut durumuna gelecek olursak… 2010 yılı sonu itibariyle Türkiye’de toplam 1810 adet sinema salonu bulunuyor. Cinebonus, sinema salonları açısından pazarın %14’üne, ikinci sırada gelen AFM ise yaklaşık %10’una sahip. Bir başka deyişle, bu iki şirketin birleşmesi sonucunda oluşacak yeni şirketin pazar payının %25 seviyesine erişmesi muhtemel. Üstte belirttiğimiz kalite, teknik, konfor gibi kriterler hesaba katılarak Movieplex sinema salonları kendi içlerinde ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulursa, Cinebonus ve AFM için bu oranlar sırasıyla %40 ve %31’e denk geliyor.

Sinema pazarındaki en güçlü iki teşebbüsün güçlerini birleştirerek tek bir yapı altında faaliyetine devam etmesinin rekabeti engelleyici etkileri olabileceği değerlendirilirken, dikkat çekici bir başka nokta daha bulunuyor: etkiler sadece tüketicilere yönelik değil.

 Sinema sektörü, iktisadi teoride “çift taraflı pazar” olarak adlandırılan bir yapıya sahip. Yani, belli   bir ürünün yalnızca tek bir tüketicisi veya kullanıcısı olmak durumunda değil. Sinema salonları ve    perdelerini ele alırsak, reklamverenlerde en az film izleyicileri kadar rekabet kısıtından  etkilenebilir. Pazardaki gücünü arttırmış teşebbüsler perdelerinde yayınlanacak reklam ücretlerini  de, aynı sinema biletleri  fiyatlarında olduğu gibi arttırma güdüsüne sahip olabilirler. Bu durum da  olası anti-rekabetçi  sonuçların göreceli olarak ne kadar yüksek olabileceğini gözler önüne seriyor.

Rekabet Kurumu bu doğrultuda soruşturmasını derinleştirerek nihai inceleme başlattı. Yetkililer, bu  birleşmeden olumlu veya olumsuz anlamda etkilenebilecek bütün taraflarla görüşerek fikirlerini ve değerlendirmelerini alıyor. Birkaç ay sürmesi beklenen araştırmanın sonucunda, Türkiye sinema sektörüne ilişkin önemli bir karar çıkacağı kesin gibi.


Reklamlar