“Kuralsız Oyun, Oyun Değildir!”

Rekabet Kurumu’nun 2011 Rekabet Mektubu teşebbüslere gönderildi. Mektupta genel olarak rekabet uyum programlarının yararları ve bu programların taşıması gereken temel özelliklere değiniliyor. Özellikle İngiliz rekabet otoritesi Office of Fair Trading’in (OFT) rekabet uyum programları ile ilgili çıkartmış olduğu kılavuzun etkilerini Rekabet Mektubu’nda da görmek mümkündür. Teşebbüslerin rekabet hukukuna uyumu ve rekabet hukuku risklerini bertaraf etme yolunda son derece büyük öneme sahip olan rekabet uyum programlarının Rekabet Kurumu tarafından da sahiplenilmesi son derece önemlidir. Bu açıdan rekabete uyumun şirketler açısından çok daha farklı bir konuma sahip olduğu bir döneme girdiğimiz söylenebilecektir. ACTECON, ticari markası olan Rekabet Uyum Programı® (RUP®) kapsamında 2004 yılından beri teşebbüslere Rekabet Uyum Programı® sunarak, bu konuda haklı bir tecrübe edinmiştir.

Rekabet Kurumu tarafından her sene, küçük büyük çok sayıda teşebbüs ve teşebbüs birliğine gönderilen Rekabet Mektubu’nun sonuncusu, Kurum Başkanı’nın imzası ile teşebbüslere gönderildi. Başkan Nurettin KALDIRIMCI’nın son derece önem verdiği bilinen Rekabet Mektubu’nun temel amacını teşebbüslerin rekabet hukuku ve buna bağlı riskler açısından bilgilendirilmesi oluşturuyor. Aynı zamanda Rekabet Kurumu’nun internet sitesinden de erişilebilen 2011 Rekabet Mektubu; teşebbüslerin dikkatlerini rekabet hukukuna çekme yönünde önemli bir uygulama olarak göz çarpmaktadır.

2009 yılından beri her yıl çok sayıda teşebbüs ve teşebbüs birliğine gönderilen Rekabet Mektubu geçen yıl özellikle rekabet savunuculuğu ve Rekabet Kurumu’nun yetkileri üzerine şirketlere genel bilgiler vermekteydi. 2011 Rekabet Mektubu ise daha spesifik ve uygulamaya yönelik son derece önemli bir konu olan Rekabet Uyum Programlarını ele almaktadır. Daha önceki Rekabet Mektupları’nda da yer verilen rekabet politikası ve rekabet kuralları hakkındaki kısa bilgilerden sonra detaylı bir şekilde rekabet uyum programlarına değiniliyor. Mektupta 14 yıldır faaliyette olan Rekabet Kurumu’nun yürüttüğü faaliyetlerde ilgili teşebbüslerin yaptıkları ihlallerin hukuka aykırı olduğunu bilmediklerini gündeme getirdikleri belirtiliyor. Bu bilgi eksikliğinin önüne geçmek amacıyla yürütülen rekabet uyum programlarının teşebbüslerin rekabet hukuku konusundaki bilgi eksikliklerini gidermek, onların rekabete uyumunu sağlamak açısından son derece faydalı olacağı ortaya konuluyor.

Rekabet uyum programları, teşebbüslerde rekabet hukuku ile ilgili bir kurumsal bilinç oluşması için uygulanan ve temel amacı çalışanların rekabet hukuku konusunda bilgi ve deneyimlerini artırarak, teşebbüsün rekabet hukuku risklerini azaltmak olan programlardır. Rekabet uyum programları, teşebbüslerin rekabet hukuku danışmanları tarafından gerçekleştirilerek uygulanmaktadır. Bu kapsamda en önemli husus, rekabet uyum programlarının uygulanacak olan program basit bir rekabet hukuku eğitiminden daha kapsamlı ele alınması ve konusunun uzmanları tarafından gerçekleştirilecek detaylı bir süreçler olarak tasarlanması gerekliliğidir. 2011 Rekabet Mektubu’nda rekabet uyum programlarından ayrıntılı bir biçimde bahsedilmesi Rekabet Kurumu’nun bu konuya verdiği önemi göstermesi açısından son derece somut bir örnektir. Bahsi geçen Mektup’ta rekabet uyum programlarında bulunması gereken önemli hususlar ve bu programların neleri kapsamalar gerektiği de ortaya konulmuştur.

2011 Rekabet Mektubu’nda bir rekabet uyum programının başarılı olması için gerekli olan temel unsurlar belirtilmektedir. Buna göre;

–          Üst yönetimin kararlılığı ve desteği,

–          Uygun politika ve prosedürlerin varlığı,

–          Sürekli eğitim,

–          Düzenli bir değerlendirme süreci ve

–          Tutarlı bir disiplin ve teşvik uygulaması

bir rekabet uyum programının başarısı için gerekli unsurlardır. Yukarıda sayılanların yanında, teşebbüslerin rekabet dinamiğine uyumunun sürekliliğinin de son derece önemli bir konu olarak dikkate alınması gerekmektedir. Gerçekten de rekabet hukuku yeni kararlar ve içtihatlarla devamlı şekillenen ve gelişen bir hukuk dalıdır. Bu nedenle rekabet uyum programlarının belirli aralıklarla tekrarlanması, ilgili teşebbüsün rekabet uyumunun sürekliliği açısından bir olmazsa olmazdır.

2011 Rekabet Mektubu sonrasında, Rekabet Kurumu’nun rekabet uyum programlarına iyi niyetli bir yaklaşımının olduğunu göstermektedir. Bu kapsamda, Rekabet Kurumu’nun rekabet uyum programı yürüten bir teşebbüse, diğerlerine nazaran daha olumlu bakabileceği söylenebilecektir. Kapsamlı bir rekabet uyum programı uygulamış ve bu programın arkasında duran bir üst yönetime sahip teşebbüsler rekabet kurallarına uyma niyetlerini açıkça beyan etmiş olacaklardır. Bu kapsamda teşebbüs tarafından uygulanan rekabet uyum programının belirli bir standardı taşıması son derece önemlidir. Teşebbüslerin rekabet hukuku konusunda bir kurumsal kültür oluşturmak ve rekabet hukuku kapsamındaki riskleri bertaraf edebilmek ancak yeterli bir rekabet uyum programı ile mümkün olabilecektir. Gereken yeterliliğe sahip olmayan bir programın uygulanması, rekabet uyum programları ile sağlanması düşünülen faydanın ortaya çıkamaması sonucunu doğuracak ve bu program Rekabet Kurumu açısından da bir anlam ifade etmeyecektir.

Rekabet uyum programları ile ilgili üzerinde durulması gereken bir diğer önemli husus da, bazı teşebbüslerin rekabet kuralları hakkındaki bilgi eksikliği nedeniyle, bu konuya ilişkin riskleri olduğundan fazla görerek, esasen rekabet hukuku kapsamında olmayan veya rekabet hukukuna uygun bazı davranışlardan kaçınması sorunu olarak ortaya çıkmaktadır. İş odaklı bir rekabet uyum programı, kurumlarda oluşabilecek yanlış bilgi kaynaklı bu tür uygulamaların önüne geçebilecektir. Buna çok benzer bir şekilde,  yetkin bir rekabet uyum programının, ilgili teşebbüsün faaliyet gösterdiği pazardaki rakiplerinin davranışları nedeniyle maruz kaldığı bazı hukuk dışı uygulamaları tespit ederek bunlara karşı bir aksiyon alınabilmesi amacını da gütmelidir. Bu bağlamda rekabet hukuku kurallarının bir kaldıraç olarak kullanılarak ilgili teşebbüsün pazardaki konumu üzerinde son derece olumlu bir etki göstermesi mümkündür. Burada rekabet uyum programlarının iş odaklı düşünebilen, ekonomi ve endüstri iktisadı konusunda yetkin danışmanlar tarafından ele alınarak yürütülmesi son derece önemlidir.

Rekabet uyum programlarına ilişkin olarak, İngiliz rekabet otoritesi OFT de Ekim 2010’da rekabet uyum programları ile ilgili bir kılavuz yayınlamış ve bu kapsamda rekabet uyum programlarında bulunması gereken minimum standartları belirlemiştir. Ayrıca İngiliz uygulamasında programın standartlarının belirlenmesinin yanı sıra, şirketlerin rekabet hukuku konusundaki bilgisini artırmak için şirketlere bir ödül sistemi de getirilmiştir. Buna göre Kılavuzda belirtilen standartları sağlayan bir rekabet uyum programı alan bir teşebbüse verilebilecek olan muhtemel bir cezada, cezanın yüzde onuna kadar indirime gidilmesi söz konusu olabilecektir. 2011 Rekabet Mektubu’nda rekabet uyum programlarına ilişkin göstermiş olduğu pozitif yaklaşımın temellendirilmesi önemlidir. Bu doğrultuda, Rekabet Kurumu’nun da OFT’ye benzer bir şekilde rekabet uyum programlarına ilişkin standartları net bir biçimde belirlemesi ve bu konunun arkasında olduğunu belirtmesi gerekmektedir. Bu konuya ilişkin bir kılavuz ve bu konuda teşebbüsleri teşvik edici uygulamalar, teşebbüslerin rekabet uyumuna önem vermesi açısından da belirleyici olacaktır. Bu tür bir uygulama aynı zamanda rekabet savunuculuğu açısından da iyi bir örnek olabilecektir.

ACTECON 2004 yılından beri birçok endüstride sayısız teşebbüse, kurumsal bazda rekabet kurallarına uyum kültürünü geliştirme adına Rekabet Uyum Programı® (RUP®) sunmuş ve sunmaktadır. RUP®, ACTECON’un şirketlerin rekabet hukukuna uyumu konusundaki öngörüsü ile hazırlamış olduğu, birçok defa uygulanarak geliştirilmiş ve son derece kapsamlı modüller içeren bir programdır. Rekabet Kurumu’nun rekabet hukukuna uyum programlarına yaklaşımıyla paralel olan RUP®, 2011 Rekabet Mektubu’nda da Rekabet Kurumu’nun bu konuya ciddiyetle yaklaştığının açıkça ifade edilmesi sonucunda daha da önemli hale gelmiştir.


[1] Office of Fair Trading, “How Your Business Can Achieve Compliance”, OFT1278, October 2010