RK Cezaları Kargoladı

Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo hakkında başlatılan soruşturma tamamlandı ve Rekabet Kurulu her 3 kargo şirketine idari para cezası verilmesine karar verdi.

Kargo şirketlerinin 2006-2008 yılları arasında bir araya gelerek anlaştıkları ve aynı tarihlerde fiyat yükselttikleri iddiası üzerine 2009 yılının ortalarına doğru Rekabet Kurulu tarafından şirketlere yönelik soruşturma süreci başlatılmıştı. Bu sürecin birer parçası olarak da yetkililerle yapılan görüşmeler ile teşebbüs merkezlerinde gerçekleştirilen yerinde incelemelerden elde edilen deliller ve ardından savunmaların da tamamlanmasıyla soruşturma süreci bitti ve gerekçeli karar yayınlandı. Rekabet Kurulu yaptığı değerlendirmeyle 2009 yılı cirolarının %1,5 oranında olmak üzere Aras Kargo’ya 6.5 milyon TL, MNG Kargo’ya 3 milyon TL ve Yurtiçi Kargo’ya 7 milyon TL idari para cezası verilmesine karar verdi. (Hatırlanacağı üzere, AB Komisyonu da geçen yıl kargo kartellerine 799,4 milyon Euro para cezası vermişti, konuya ilişkin haberimizi linkte bulabilirsiniz.)

Toplamda 17 milyona yakın ceza çıkan soruşturmanın yankıları ve bu konuya ilişkin ileride oluşacak sonuçları ise gerekçeli kararı okuduğunuzda daha net görülebiliyor. Kararda kargo şirketlerinin liste fiyatlarında anlaşmalarından sadakat konusunda mutabakata, toplantılarda bir araya gelerek rakip bilgileri verilmesinden ihale paylaşımına kadar birçok risk taşıyan konuya dair yazışmalar ortaya konulmuş durumda. Şirketlerin aleyhine bu denli fazla delil elde edilmiş olması da Rekabet Kurulu’nun işini çokça kolaylaştırmış görünüyor.

Ancak karara yalnızca bu yönüyle değil de, kararda da belirtildiği gibi tüketicilerin bu yüksek fiyatlar karşısındaki zararları açısından da ele almak gerekiyor. Öğrencisinden büyük şirketlere kadar çok herkesin hayatının içinde olan kargo hizmetinde, karara konu uygulamaların tüketiciye verdiği zarar düşünüldüğünde, bu kararın ihlalin özel hukuk alanındaki üç kat tazminat hakkı gibi güvencelerinin Türkiye’deki uygulamasına bir önayak niteliği olabileceği akla geliyor.

Hem tüketiciye hem de şirkete zarar verebilen bu tür rekabeti sınırlayıcı uygulamaların, şirket tarafını ele alırsak, şirketlere rekabet hukuku konusunda, artık kurumsal bir bilinçlenmenin oluşması elzem. Çünkü uzmanlık gerektiren bu hukuk alanında yeterli denetimlere tabi tutulmayan şirketler, Rekabet Kurulu tarafından bir defa mercek altına alındı mı, rekabet kurallarına uyuması konusunda daha önceden destek alan ve yeterli kurumsal bilinci oluşturan şirketlere nazaran çok daha kritik durumdalar. Burada rekabet hukuku konusunda profesyonel destek alınmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bunu yapmayan şirketlerin ise Rekabet Kurulu karşısında oyuna yenik başladığı görülüyor.

Reklamlar