Komisyon Türk Havayolları Hakkında Soruşturma Başlattı

Türkiye ekonomisinin son yıllarda ne kadar yol kat etmiş olduğu ekonomik veriler ve rakamlarla pek tabi gösterilebilecektir. Ancak çeşitli olaylar, rakamların yetersiz kaldığı noktada bu konuyu, belki de rakamlardan çok daha çarpıcı bir şekilde, gözler önüne seriyor. Türkiye’nin uluslararası rekabetin önemli bir parçası olduğu uzun zamanlardan beri aşikar ve AB Komisyonu’nun bir Türk şirketi hakkında soruşturma başlatması, bu konu ile ilgili önemli bir örnek…

AB Komisyonu, kod paylaşım anlaşması (code-sharing agreement) yaparak rekabeti kısıtladıkları gerekçesiyle THY’nin de içinde bulunduğu havayolu şirketlerine eş zamanlı iki ayrı soruşturma başlattı. Soruşturmalardan biri Lufthansa ile THY’ye karşı açılırken, diğeri Brüksel Havayolları ve Lufthansa’nın iştiraki olan TAP Portekiz Havayolları’na karşı başlatıldı.

Bilet satışı hususunda işbirliği anlamına gelen kod paylaşım anlaşmaları yolcular açısından faydalı olabilirken, aynı zamanda rekabeti kısıtlayıcı pek çok etkiye de sebep olabiliyor. Havayolu şirketleri, bu anlaşmalar sayesinde kendi uçuş merkezleriyle bağlantılı seferlerde normalde rekabet etmeleri gereken havayolu firmasına ait biletleri satmak konusunda anlaşıyorlar.

Soruşturma kapsamında, THY ve Lufthansa arasındaki kod paylaşımının Münih-İstanbul ve Frankfurt-İstanbul rotalarında fiyatları yükseltecek ve hizmet kalitesini düşürecek şekilde rekabeti ihlal edip etmediği araştırılacak. Eş zamanlı olarak Brüksel Havayolları ve TAP Portekiz’e karşı başlatılan soruşturmada ise, Brüksel-Lizbon rotasında rekabet ihlali olup olmadığının araştırılması bekleniyor.

Daha önce Pazarlardan Haberler’de yer verdiğimiz yazımızda rekabet otoritelerinin diğer ülkelerde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiği ve diğer ülke kurumlarıyla işbirliği yaptığını belirtmiştik. Bu kapsamda Rekabet Kurumu’nun üye olduğu ICN (International Competition Network) aracılığıyla havacılık sektöründeki gelişmeleri takip ettiği ve 1 Temmuz 2010 tarihinde THY’ye karşı soruşturma başlattığını hatırlatmak isteriz. Görünen o ki, rekabet otoriteleri arasındaki bu iletişim sayesinde şirketlerin artık faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde rekabet ihlali iddiasıyla karşı karşıya kalacağı kuşkusuz…

Reklamlar