Fiyat Sıkıştırmasına Divan da Geçit Vermedi

Avrupa Topluluğu Adalet Divanı – ATAD (European Court of Justice) tarafından alınan kararla, Deutsche Telecom’un fiyat sıkıştırması ihlaline ilişkin temyiz başvurusu olumsuz sonuçlandı.

ATAD, Alman düzenleyici otoritesi tarafından fiyat regülasyonuna tabi tutulan Deutsche Telekom’un toptan tarifelerini perakende tarifelerinden daha yüksek belirleyerek fiyat sıkıştırması yoluyla hakim durumunu kötüye kullandığına ilişkin karara ilişkin temyiz başvurusunu reddetti.

Deutsche Telecom hakkında ilk olarak 2003 tarihinde AB Komisyonu’nun aldığı kararda, teşebbüsün rakiplerine sunduğu toptan erişim hizmetleri ile nihai tüketicilere sunduğu perakende hizmetler arasındaki fiyat farkının negatif ya da çok az oranda pozitif olduğu tespiti yapılmıştı.  Bu aradaki marjın perakende hizmetlerin finansmanı için yeterli olmadığından bahisle de, Deutsche Telekom’un fiyat sıkıştırması ihlali içinde olduğuna ve teşebbüse 12,6 milyon Avro  para cezası verilmesine karar verilmişti.

Ardından Deutsche Telekom tarafından söz konusu cezanın iptal edilmesi ya da en azından indirilmesi amacıyla Genel Mahkeme’ye başvurulmuş, ancak Genel Mahkeme de 2008 tarihli kararıyla Deutsche Telekom’un tüm savunmalarını reddetmişti.

İşte ATAD tarafından da Genel Mahkeme’nin almış olduğu bu ret kararı onanarak, Deutsche Telekom’un hakim durumunu kötüye kullandığı ve şebekeye erişim için rakiplerden perakende erişim fiyatının üzerinde fiyatlar talep ettiği sonucu bir kere daha ortaya konuldu.

Geçtiğimiz Ekim ayının ortalarında alınan bu kararında ATAD tarafından, rakiplerin son kullanıcı fiyatlarının Deutsche Telekom’un son kullanıcı fiyatlarına oranla daha yüksek seviyede belirlemeye zorlandığı ve böylece fiyat sıkıştırmasının tek başına ihlal oluşturmaya yetecek nitelikte olduğuna dikkat çekildi. Bu anlamda Genel Mahkemelerin ayrıca toptan ve/veya perakende fiyatların kendi içlerinde aşırı veya yıkıcı olup olmadıklarını belirleme zorunlulukları da olmadığını ekleyen ATAD, AB Komisyonu’nun daha önce almış olduğu France Telecom kararına da atıf yaparak Deutsche Telecom’un hakim durumunu güçlendirmesinin yanı sıra fiyat sıkıştırması uygulamasının son kullanıcılara da zarar verdiğine dikkat çekti.

Yine 2003 yılında alınan France Telecom kararında da AB Komisyonu, France Telecom’un yavru şirketi Wanadoo’nun 1999-2002 yılları arasında ADSL üzerinden sağlanan internet erişim hizmetleri perakende fiyatlarını maliyetlerinin altında belirlediğine karar vermişti. Bugün daha düşük fiyatlar ve artan nüfusu ile Avrupa’daki en rekabetçi piyasalar arasında bulunan Fransız geniş bant piyasalarındaki hakim aktör France Telecom, bu kararla cezaya da çarptırılmıştı. Cezalardan bahsetmişken, bundan daha yeni tarihli bir kararında AB Komisyonu, İspanya yerleşik operatörü Telefónica’ya, rakiplerden istediği toptan satış fiyatları ve kendi müşterilerinden istediği perakende fiyatlar arasında fiyat sıkıştırması yaptığı gerekçesiyle geniş bant piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullanmaktan dolayı 151,875,000 Avro para cezası vermişti.

Kararlara bakıldığında yalnızca geniş bant internet erişim hizmetleri pazarında değil, rekabete açılan bu tür pazarlarda kuralların nasıl uygulanacağına, fiyatların ve maliyetlerin nasıl değerlendirileceğine ilişkin konularda AB Otoritelerinin bakış açıları da görülmüş oluyor. Bu bakımdan piyasada yerleşik operatörlerin örneğin telekomünikasyon endüstrisi kapsamında uzun dönemler süren hakim durumlarını kötüye kullanabileceği benzer vakaların değerlendirilmesi için de yol gösterici olduğu söyleniyor.


Reklamlar