Rekabet Uyum Programlarına OFT’den Tam Destek

İngiltere Rekabet Otoritesi OFT (Office of Fair Trading), 19 Mayıs’ta Rekabet Hukuku Uyumu Raporu’nu[1] yayınladı. Bu rapor, OFT’nin istekli olan şirketleri rekabet uyumu konusunda açıkça desteklediğini vurgulaması açısından önem taşıyor. Her ne kadar Rapor OFT’nin, Rekabet Uyum Programı uygulamış ve fakat yine de ihlalde bulunmuş şirketlere karşı duruşunu değiştirmiyorsa da, Rekabet Uyum Programlarının etkinliğini ve rekabet kültürü oluşturması açısından başarısını dile getirmesi anlamında dikkat çekici.

Rekabet Uyum Programı uygulayan çok sayıda büyük şirket ile yaptığı araştırmalar sonucu hazırladığı bu raporda OFT, araştırmalarda edinilen örnekler ve tecrübelere de yer vermiş. OFT, bu raporun henüz Rekabet Uyum Programı uygulamayan veya uyguladığı Programı yenilemek/değiştirmek isteyen şirketler açısından da yol gösterici olacağını ifade etmiş.

Rapor’da araştırmalar kapsamında görüşülen şirketlerin uyguladıkları risk-temelli ve ilke-temelli metotlar benimseyen Rekabet Uyum Programları’nın desteklendiği belirtilmiş. Ancak hemen ardından, her bir şirketin aynı metodu uygulamasının doğru olmayacağı, şirketin büyüklüğü, taşıdığı riskler ve faaliyet gösterdiği pazarın yapısı gibi unsurlara göre programın şekillenmesi gerektiği de eklenmiş.

OFT,  Rekabet Uyum Programı uygulamalarını elinden geldiğince destekleyeceğini belirttikten sonra, şirketler tarafından belirli bir döngünün uygulanmasının rekabete uyumu sürekli kılması açısından faydalı olacağını ifade etmiş. OFT’nin önerdiği bu döngü dört aşamadan ibaret: riskin tanımlanması, riskin değerlendirilmesi, riskin azaltılması ve yeniden gözden geçirme.

Tüm bu aşamaların göbeğinde bulunan ve esasında konunun ruhunu belirleyen husus olan Uyuma Sadakat, Rekabet Uyum Programı’na baştan sona tam bir bağlılık sergilenmesi gerekliliğini işaret etmekte. OFT, araştırmalarından edindiği sonuçlar doğrultusunda, bu bağlılığın yönetimin her seviyesinde bulunması şartının ve bu bağlılığın olmaması halinde geri kalan aşamaların anlamsız kalacağının altını çiziyor.

OFT’nin önerdiği döngünün ilk aşaması olan Risk Tanımlanması, her bir şirket için değişebilecek risklerin belirlenmesi anlamına geliyor. Zira kimi şirketler için temel rekabet riski karteller olabilirken, kimisi için de hakim durumun nasıl kullanılacağı olabiliyor. Risk tanımlandıktan sonra, Risk Değerlendirmesi ile belirlenen riskin yüksek, orta veya düşük seviyedeki öneminin belirlenmesi gerekiyor. Bir sonraki aşama olan Riskin Azaltılması için de bu mantığa uygun politikalar, prosedürler veya eğitimlerin uygulanması lazım geliyor. Verilecek yüz yüze, online veya her iki yöntemi de benimseyen eğitimlerin riske yönelmesi ve çalışanların bilgi seviyesine uygun olması önemli bir nokta olarak belirtiliyor. Döngüdeki son aşama ise Yeniden Gözden Geçirme. Bu diğer aşamaların doğru uygulanıp uygulanmadığını denetlerken Uyuma Sadakatin korunmasına da hizmet ediyor.

Görüldüğü gibi, Rekabet Uyum Programlarının uygulanırlığı ve bilinirliği artmakta ve artık bazı önemli resmi otoritelerce de açıkça desteklenmekte. OFT bu tür programların uygulanması halinde rekabetçi endişelerin ilk safhada ortadan kaldırılacağı ve şirketlerin rekabet hukuku soruşturmaları gibi zorlu, repütasyon açısından zararlı ve sonunda can yakıcı cezalara neden olan incelemelere konu olmadan rekabetçi risklerin üstesinden gelebileceğini raporunda özellikle dile getirmiş.


[1] http://www.oft.gov.uk/shared_oft/reports/comp_policy/oft1227.pdf

Reklamlar