“Söyleyecek sözü olan şimdi konuşsun!”

Ne iş yapıyorsun? sorusuna, Rekabet Kurumu’nda uzmanım diye karşılık verdiğim ayaküstü konuşmalarda, hemen arkasından bir “Nerede bu devlet?!” feryadı gelmesine alışmıştım. Neden Rekabet Kurumu bizim piyasaya müdahale etmiyor?! “Aslındao sektörde inceleme yapıldı, sonucunda böyle böyle oldu” gibi bir yanıt da hiçbir zaman tatmin edici olmazdı. Karşı taraf devam ederdi: Bana gelselerdi ben onlara anlatırdım…

RK, devletin muhatabının ayağına en çok giden kurumlarından bir tanesi aslında. Ama artık konuşmak isteyen menfaat sahibi herkesi Ankara Bilkent’e çağırıyor. Nisan ayında yayımlanan Sözlü Savunma Toplantıları hakkında Tebliğ’de, soruşturmayı yürüten uzmanların dosyayı sunmasından sonra şikayetçilerin ve üçüncü kişilerin konuşmasının, soruşturulan şirketin son sözü alarak kendisini savunmasının düzenlenmesi, şüphesiz ki bu toplantıların önemini arttıracak. Eskiden gizlilik taleplerinin Kurul tarafından çoğunlukla kabul görmesi nedeniyle tek taraflı olarak geçen toplantılar, hem bu hakkın gizli kalması gereken kısımla sınırlandırılarak kullandırılmaya başlanması hem de üçüncü kişilerin katılımının internet sitesinden duyurulması nedeniyle artık daha hareketli geçeceğe benziyor.

Tebliğin yayımlanmasını takip eden üç ay içinde toplantıda söz almak isteyen üçüncü kişilerin, Peugeot Bayileri ve Aras, Fillo, Mng ve Yurtiçi Kargo ile ilgili soruşturmalara yönelik olarak, “toplantı konusu ile ilgili menfaat ilişkilerini ortaya koyan bilgi ve belgeleri içeren bir dilekçeyle” başvurmaları gerektiği duyuruldu. Sözlü savunma, rekabet soruşturmalarının son aşaması ve şikayetçi-suçlanan-raportörler ve karar verecek olan Kurul üyelerinin bir arada bulunduğu, fırsat iyi kullanılırsa kritik önemi olan bir süreç.

Bu düzenleme, aynı aktif pişmanlık (içinde bulunduğu karteli bildirene sıfır ceza) uygulamasında olduğu gibi oyunun kurallarını değiştirecek bir nitelik taşıyor. Rekabet Kurumu’nun rekabet düzenini korumakla sorumlu olduğu piyasaları, o piyasaların aktörleri kadar tanıması ve ihlalleri birebir takip etmesinin mümkün olmadığı ortada. İdarenin kısıtlı bilgi ve kaynak kapasitesinin, piyasadaki diğer aktörlerin katılımı sağlanarak giderilmeye çalışılıyor. Aktif pişmanlık uygulaması çerçevesinde yapılan başvuruların soruşturmaya döndüğünü görmeye başladık. Bakalım lambrili salonun duvarlarında yankılanacak sözler Kurul’un kararlarına etki edecek mi?

Reklamlar