Adalet Divanı’ndan Roaming Yönetmeliği’ne Onay

Avrupa Adalet Divanı, Vodafone kararı ile 717/2007 sayılı Roaming Yönetmeliği’nin hukuka uygun olduğuna karar verdi.

 

717/2007 sayılı Yönetmelikle, mobil işletmecilerin uygulayabilecekleri roaming ücretlerinin maksimum sınırları belirleniyordu. Doğal olarak da durumdan memnun olmayan ve önde gelen mobil işletmeciler, İngiliz Otoriteleri’nin Roaming Yönetmeliği’ni uygulama metotlarına karşı itirazda bulundular.

Adalet Divanı’na yöneltilen ilk soru, Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Anlaşma’nın (Treaty On The Functioning Of The European Union-TFEU) 95.Maddesi’nin Roaming Yönetmeliği’ne hukuki dayanak teşkil edip etmediğiydi. Divan 95.Madde ile öncelikle AB genelinde bir iç pazarın kuruluş ve işleyiş koşullarının geliştirilmesinin amaçlandığını ve anılan maddenin Roaming Yönetmeliği’ne hukuki dayanak teşkil ettiğini teyit etti.

Divan’a göre ulusal düzenlemeler arasında farklılıkların mevcut olması ya da rekabetin bozulması riski, maddenin hukuki dayanak olarak kullanılması için yeterli gerekçe olmasa da, bu madde; bilhassa temel özgürlükleri ortadan kaldıran veya iç pazarın işleyişini doğrudan etkileyen ulusal düzenlemeler arasındaki farklılıkların mevcut olması durumunda uygulanabilir. Böylelikle Adalet Divanı, Roaming Yönetmeliği’nin iç pazarın işleyiş koşullarını geliştirdiğine karar verdi. Buna ek olarak da, Yönetmeliğin kabul edildiği dönemde uluslararası roaming hizmeti ücretlerinin yüksek ve maliyetler ile ücretler arasındaki ilişkinin de tam rekabetçi pazarda sık rastlanmayacak şekilde olduğuna dikkat çekti. Bu koşullar altında yüksek perakende ücretlerinin tüketiciyi koruma birlikleri ve kamu otoriteleri tarafından da Avrupa çapında bir problem olarak görülmesi ve bu problemi mevcut mevzuatla çözme girişimleri de ücretlerin düşmesini sağlayamadığından; iç pazarın uygun işleyişini sağlamak adına 95.Maddeye dayanılarak Yönetmeliğin çıkarılmasının uygun olduğunu belirtti.

Adalet Divanı’na yöneltilen diğer bir soru ise, kullanılan yöntemlerin orantılı olup olmadığıydı. Divan bu soruya da olumlu olarak cevap verdi.

Avrupa Hukuku’nun en genel prensiplerinden biri olan orantılılık, hukuk kurallarının uygulamasının elde edilmek istenen amaçlar için zorunlu olandan fazla sınırlama getirmemesi gerektiğine dayanıyor. Divan da yaptığı incelemede, Komisyon’un bu Yönetmeliği teklif etmeden önce alternatif yöntemler üzerinde detaylı bir çalışma gerçekleştirdiğini, Yönetmeliğin çeşitli türlerini de inceleyerek ekonomik etki değerlendirmesi yaptığını ve o dönemde Avrupa’daki bir arama için ortalama perakende ücretin toptan hizmetin üretim maliyetinden beş kat daha fazla olduğunu açıkladı. Yönetmelikle de birlikte tarifeler aşağı çekilerek aşırı fiyatlamayı önlemenin amaçlandığını ve kullanılan yöntemin de ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olduğunu belirtti.

Reklamlar