Apple: Cepteki rekabeti “uygulamalarla” kısıtlamak

Kişisel bilgisayarların icadından beri teknoloji devi Microsoft ile rekabet eden Apple, faaliyet alanını ve yeni pazarlardaki gücünü arttırması sonucu, tıpkı rakibi Microsoft gibi rekabet otoritelerinin merceği altına girmiş durumda. Mayıs’ın sonunda $222.1 milyar piyasa değeri ile Microsoft’tan “dünyanın en değerli teknoloji firması” unvanını kapan ve piyasa değerine göre dünyanın en değerli ikinci firması olan Apple, mobil iletişim sektöründe de faaliyetlerini genişletmekte.

Apple, iPhone ile birlikte Amerika Birleşmiş Devletleri’nde Motorola’yı geçip en büyük cep telefon üreticisi olmayı başarmış durumda. Ancak, bu başarı sadece cihazların kendisinden değil, aynı zamanda iPhone’un işletim sistemini zenginleştiren ve en büyük mobil uygulama pazarlarından birisi olan “App Store”dan da kaynaklanmakta. Artık Apple’ın kısıtlı bir tüketici kitlesine hitap eden bir firma değil, inovasyon ve gerçekleştirdiği rekabetçi stratejilerle pazarda sarsıntılara yol açabilen bir firma haline geldiğini söylemek yanlış olmaz.

ABD merkezli Wall Street Journal gazetesi, ABD’nın Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ve Adalet Bakanlığı’nın (DOJ), Apple’ın iPhone uygulama geliştiricileriyle imzaladığı lisans sözleşmesindeki değişikleri mercek altına alacağını belirtmişti. Mayıs’ta çıkan bu haber, incelemenin yakın bir tarihte olacağını düşündürüyordu, ancak şu ana kadar kurumlardan herhangi bir açıklama gelmedi. Söz konusu değişikliklerle sadece Apple’ın belirlediği yazılım dilleri ile yazılan uygulamaların App Store’a girebileceği ve herhangi bir şekilde başka dillerden veya uygulama yazımı araçlarından dönüştürülmüş programların kabul edilmeyeceği öngörülmekteydi. Dolayısıyla eğer geliştirmeciler halen, iPhone için uygulama yazmak istiyorlarsa, hem iPhone için program yazma, hem de Android, Windows Mobile gibi mobil işletim sistemleri için ayrı bir uygulama yazma mecburiyetinde kalmakta.

Akıllı telefon pazarında, pazar payı her ne kadar halen Blackberry’nin gerisinde kalmasına ve Google gibi güçlü rakibin pazara Android ile giriş yapmasına karşılık, rakipleri Apple ve App Store’un hızına yetişmekte zorlanmaktadır. Bunun bir sonucu olarak da, akıllı telefon yazılımı geliştirmek isteyen küçük geliştirmecilerin pazara girmek istemeleri halinde, başlangıç maliyetlerini göz önünde tutarak iPhone ve diğer işletmecilere iki ayrı uygulama yazmak yerine sadece iPhone için uygulama geliştirmeyi seçmek durumunda kalmalarıdır.

Ayrıca, Apple’ın bu yapısı AdMob gibi mobil reklamcılık şirketlerine, uygulamalarında yer alan reklamlardan veri toplama konusunda kısıtlamalar getirmektedir. Google’ın bir iştiraki olan AdMob ve buna benzer işletmecilerin, mobil telefon alanında faaliyet gösteren firmalar olduğunun anlaşılması halinde, bu firmaların toplayacakları veriler Apple tarafından kısıtlanmaktadır. Bu bakımdan, Apple’ın yeni çıkardığı iAd mobil reklam hizmeti lehine ayrımcılık yapması da FTC ve DOJ’ın inceledikleri konulardan biri olarak gündeme geleceği düşünülmektedir.

Reklamlar